Mahkûmiyet

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin,23.12.2015 tarihli ve 2015/919 Esas, 2015/1275 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.03.2020 tarihli ve 14-2016/80828 sayılı Tebliğnamesiyle dosya, onama istemiyle Daire Başkanlığımıza gönderilmiştir .

Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği; sübuta ve lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.

Mağdurun olay günü ödev çıktısını yazıcıdan almak için ... muhtarlığa gittiğini, bilgisayarın masasına oturup ödevi ile uğraşırken mahalleden tanıdığı ancak samimi olmadığı ...'in geldiğini, bilgisayarda işi olduğunu söyleyip masaya oturduğunu, bilgisayardan cinsel içerikli sitelere girdiğini, bu esnada ...'in bacağını elleri ile okşamaya başladığını, "Ne oluyor ne yapıyorsun" diyerek elini ittirdiğini, bilgisayarı kapatarak odadan çıktığını söyleyerek şikayetçi olduğu, suça sürüklenen çocuğun atılı suçlamayı inkar ettiği, mağdur ve katılanın beyanının aşamalarda istikrarlı olduğu ve suça sürüklenen çocuğun sarkıntılık suretiyle cinsel istismarda bulunduğunu bildirdikleri anlaşılarak suça süreklenen çocuğun inkar yönündeki savunmasına itibar edilmeyerek suça sürüklenen çocuğun mağdur ve katılan beyanı doğrultusunda atılı suçu işlediği kanaatiyle atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmiştir .

Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdur ve suça sürüklenen çocuk arasındaki husumet, İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli ve 2015/169 Esas, 2016/31 Karar sayılı ilamı ve ilgi dosya kapsamı, savunma ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek müsnet suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Bozma sebep ve kapsamına göre ; Tebliğnamedeki onama istemli görüşe iştirak edilmemiştir .

Gerekçede açıklanan nedenlerle Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/919 Esas, 2015/1275 Karar sayılı kararına yönelik, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.12.2023 tarihinde karar verildi.