Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 04.07.2014 tarihli 2014/254 sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2015 tarihli ve 2014/246 Esas, 2015/272 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci ve altıncı fıkraları, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2019 tarihli ve 14-2016/3568 sayılı onama görüşlü Tebliğnamesi ile Daireye tevdii edilmiştir.
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılan mağdure beyanlarının çelişkili ve başkaca delille doğrulanmadığına, okulun gönderdiği evrak içeriğinden suça sürüklenen çocuğun ilk derse beş dakika geciktiğinin anlaşıldığı bu nedenle katılan mağdurenin evde üç saat kaldığı yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığına, usul ve kanuna aykırı mahkûmiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.
Mahkemece; ''... SSÇ ... ile Mağdure ...'ın facebook aracılığı ile tanıştıkları, telefon görüşmesi yaptıkları, mesajlaşmaya başladıkları, SSÇ nin Mağdureye, kendisine gönderdiği cinsel içerikli mesajları ailesine göndereceği tehdidi ile kendisi ile buluşmaya zorladığı21/02/2014 günü buluştuklarında da Mağdurenin SSÇ yi SSÇ nin kendisine facebook dan gönderdiği fotoğraftan tanıdığı, SSÇ ...'in Mağdur ... yı kendi evine götürdüğü, eve gittiklerinde de annesinin evde olduğunu söylediği ve mağdureye hitaben 'güzellikle kendin yap yoksa ben zorla yapar kızlığını bozarım' dediği ve cinsel organını kafasını zorla tutarak ağzına soktuğu, elbiselerini çıkardığı ve vücudunun çeşitli yerlerini öptüğü ve ellediği, mağdurenin pantolonunu çıkarmaya çalıştığı, mağdurenin engel olduğu 3 saat kadar bu şekilde mağdureyi burada tuttuğu daha sonra mağdurenin SSÇ nin evinden kaçtığı ve polise haber verdiği, Mağdur ... ın Adli Tıp kurumu 6.ihtisas kurulunun 21 Ocak 2015 tarih 224 tarihli raporunda; mağduru bulunduğu olaydan kaynaklanmış ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olan (Depresif Uyum Bozukluğu) denilen psikiyatrik bozukluğun tespit edildiği, bu duruma göre; ...’ın 21/02/2014 tarihinde mağduru bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu anlaşılmış olup SSÇ nin eylemlerinin cinsel amaçlı olarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma ve Çocuğa Karşı Nitelikli Cinsel İstistmar suçlarını oluşturduğu anlaşılmakla...'' şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur.
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, olayın intikal şekli ve süresi, katılan mağdurenin başka delil ile doğrulanmayan çelişkili beyanları, tanık anlatımları, savunma ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatı yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Bozma sebebine göre onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2015 tarihli ve 2014/246 Esas, 2015/272 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.12.2023 tarihinde karar verildi.