İstinaf başvurusunun esastan reddine

Davacılar vekili dava dilekçesinde, dava konusu 1681 parselin Hazine adına kayıtlı 2/b parseli olduğunu ve beyanlar hanesinde ... oğlu İsmail ve ... ...'ın işgalinde olduğuna yönelik şerh bulduğunu, adı geçenlerin ölümü ile taşınmazın çocukları olan müvekkilleri ve davalılara geçtiğini, taşınmazın bulunduğu ... Köyünde son kullanıcıların tespiti amacıyla güncelleme işlemleri yapıldığını belirterek, dava konusu 1681 parsel numaralı taşınmazın beyanlar hanesinde davalıların kullanıcı olarak yazılan adlarının silinmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 1681 parselin 1559 parsel ... taşınmazın ifrazı neticesinde doğduğu, 6831 ... Kanun'un 1744 ... Kanun ile değişik 2 inci madde uygulamasının 20.05.1996 tarihinde kesinleştiği, böylece çekişmeli taşınmazın orman tahdit sınırları dışında kalan yerlerden olduğu ve tapuda davalı Hazine adına edinme sebebi tesis kadastrosu ve zeytinlik olarak tespit edildiği, askı ilan tutanaklarına karşı herhangi bir itiraz yapılmadığı, davanın kadastro tespitinin yapıldığı 1996 yılından önceki nedenlere dayandığı, dava konusu taşınmazın davalı Hazine adına tescilin yapıldığı 1996 yılı ile dava tarihi arasında 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesi hükmü gereğince 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş olup; karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, dava konusu 1681 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesindeki şerhin kısmen silinmesi istemine ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 215,45 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.