SUÇLAR: Hakaret, kasten yaralama, tehdit

HÜKÜMLER: Ceza verilmesine yer olmadığı, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı Kanun'un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu 25.05.2016 tarihinde itiraz hakkında kesin olarak karar verildiği ve bu kararın taraflara tebliğ edildiği, kararın temyize tabi olmadığı anlaşılmış temyiz kapsamının sanıklar hakkındaki beraat ve ceza verilmesine yer olmadığı hükümleri ile sınırlı olduğu belirlenmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Sanıklar ... ve ... hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçundan, 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı, kararı verilmiştir.

2.Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kasten yaralama suçundan, beraat kararı verilmiştir.

3.Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçundan beraat kararı verilmiştir.

1.Katılan sanık ... müdafiinin temyiz isteği; katılan olarak sanık ... hakkında hakaret ve tehdit suçlarından, sanık ...'ın kasten yaralama suçundan cezalandırılması gerektiği, sanık olarak ise beraat kararı verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.

2.Sanık ...'in temyiz isteği; kararı temyiz ettiği, vesaire ilişkindir.

Şüpheli ... ile şikâyetçi şüpheli ...'nın aynı apartmanda altlı üstlü oturdukları, önceye dayalı aralarında husumet olduğu, olay tarihinde şikâyetçi şüpheli ...'nın durakta servis beklediği sırada, yanına gelen ...'in şikâyetçi şüpheli ...'nın saçını çekip, vücudunun çeşitli yerlerine vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı, ''şerefsiz'' diyerek alenen hakaret ettiği, ''göreceksiniz'' diyerek tehdit ettiği, şikâyetçi şüpheli ...'nın da ...'e ''o.....'' diyerek alenen hakaret ettiği, parmaklarını kıvırarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı, olay mahalline gelen şüpheli ...'in de şikâyetçi şüpheli ...'yı darp ederek basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı iddia olunan olayda sanıklar ... ve ... hakkında hakaretin karşılıklı olduğu anlaşılmış ve karşılıklı hakaret nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı, sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan beraat kararı, sanık ... hakkında tehdit suçundan beraat, diğer eylemlerden ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir.

1.Sanıkların yargılamaya konu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıklar hakkında 13.10.2015 ve 24.11.2015 tarihli savunmaları olduğu ve bu tarihlerden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan sanık müdafii ve sanık ...'in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin,1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.12.2023 tarihinde karar verildi.