İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03.01.2017 tarihli iddianamesiyle sanık ... hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Şanlıurfa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2018 tarihli kararı ile sanık ... hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, duruşma açılmaksızın verilen, 17.06.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ...'in istinaf başvurusu kabul edilip, mahkûmiyet hükmü kaldırılarak, sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan beraat kararı verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz isteği, sanığın suçu işlediğine, suçun unsurlarının oluştuğuna ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, mahalle muhtarı olarak görev yapan sanık ...'e katılan adına Vakıflar Bankası tarafından çıkartılan banka kartının gönderildiği, katılana ait banka kartının sanık ... tarafından katılana teslim edilmesi gerekirken kendi oğlu ...'e teslim ettiği, sonrasında, katılanın bilgisi ve rızası olmaksızın banka kartından 1.500,00 TL nakit çekim yapıldığı, bu suretle sanık ...'in başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. Sanık ...'in oğlu ... hakkında aynı olay nedeniyle aynı yargılamada başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan ilk derece mahkemesince beraat kararı verildiği, beraat kararına yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

3. Katılan ... hakkında 14.08.2012 tarihinde banka kartından 1.500,00 TL çekilmesi olayı ile ilgili Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2014/1 Esas, 2015/321 Karar sayılı dava dosyasında müşteki M.K'ya yönelik başka sanıklarla eylemi nedeniyle dolandırıcılık suçundan dava açılıp yargılamanın yapıldığı, dosyamız katılanı ... hakkında dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet kararı verildiği, bu kararın temyiz edilmeksizin 02.11.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan mahkûmiyet kararının, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.

Olayın intikal şekli ve zamanı, sanığın aşamalardaki aksi kanıtlanamayan suçu inkara dönük savunmaları, güvenlik kamera kayıtlarına dair Van Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği'nin 06.01.2020 tarih ve VAN-GÖR-2019/821 uzmanlık numaralı Uzmanlık Raporu ve tüm dava dosyası kapsamına göre, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın üzerine atılı başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve yeterli delil bulunmadığı tespitiyle sanık hakkında beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, katılan vekilinin sanığın suçu işlediğine, suçun unsurlarının oluştuğuna ilişkin temyiz nedenlerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 17.06.2020 tarihli ve 2020/200 Esas, 2020/820 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.12.2023 tarihinde karar verildi.