Davanın reddi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gümüşhacıköy Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan açılan davanın 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği;
Eylemlerin birlikte görülmesindeki fiili ve hukuki gereklilik nedeniyle birleştirme kararı verilmesi gerekirken Muğla Ağır Ceza Mahkemesinin muvafakat vermemesi ve aynı konuda daha önce dava açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
1. Dava konusu olay, sanığın 31.12.2013 tarihinde işlediği parada sahtecilik eylemi ile Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/127 Esas sayılı dosyasına konu parada sahtecilik eylemi arasında hukuki ve fiili kesinti bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2.a) Suçtan zarar görenin, Halkbankası önündeyken yanına yaklaşan sanığın annesine para göndereceğini, İş Bankasından para çektiğini ancak ATM'nin kabul etmediğini söylemesi üzerine kendisine uzattığı bir adet 200,00 TL'lik banknotu bozduktan sonra paranın sahteliğini öğrenerek müracaatta bulunduğu belirlenmiştir.
b) 01.01.2014 tarihli fotoğraf teşhis tutanağı ile suçtan zarar görenin, İş Bankasından elde edilen fotoğraflardan sanığı teşhis ettiği, ayrıca sanığın 15.01.2014 tarihinde Tekirdağ'da yakalanması üzerine emniyet tarafından yapılan fotoğraf paylaşımında suçtan zarar görenin sanık ...'i kesin ve net olarak teşhis ettiği belirlenmiştir.
c) T.C. ... Bankası Samsun Şubesinin 21.01.2014 tarihli Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporu ile bir adet A042 ... 256 seri numaralı 200,00 TL'lik banknotun sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.
1. Sanığın 31.12.2013 tarihinde suçtan zarar gören ...'a yönelik gerçekleştirdiği parada sahtecilik eyleminde kullandığı yöntemle aynı gün atılı suçu Tosya ilçesinde suçtan zarar gören ...'e karşı işlediği, Tosya ilçesinde gerçekleştirdiği eylemine ilişkin sanık hakkında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2014 tarihli iddianamesi ile açılan davada Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.06.2014 tarihli ve 2014/216 Esas, 2014/210 Karar sayılı kararı ile hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesi ile dava dosyasının Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/127 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, parada sahtecilik suçunun kesintisiz suçlardan olması ve bu bağlamda Gümüşhacıköy ilçesi ile Tosya ilçesindeki eylemlerin aynı gün içerisinde gerçekleştirilmesi ve ilçeler arasındaki mesafenin de kısa olması ve temadinin sona erdiği Tosya ilçesindeki eyleme ilişkin Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/127 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılamasının devam ettiği anlaşıldığından, sanık hakkında aynı konuda açılmış bir dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, suça konu sahte paranın 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 17 nci maddesi ve Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 16 ncı maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere T.C. ... Bankasına gönderilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına "Suça konu adli emanetin 2014/2 sırasında kayıtlı bir adet 200,00 TL'lik banknotun 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine, sahte paraların karar kesinleştiğinde 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 17 nci maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 16 ncı maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere T.C. ... Bankasına gönderilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.12.2023 tarihinde karar verildi.