Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın, 31.10.2017 tarihli tek taraflı trafik kazası sonucunda aynı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanıp malul kaldığını belirterek açılan belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL sürekli iş göremezlik ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 05.03.2019 tarihli bedel artırım dilekçesiyle dava değerini, geçici iş göremezlik yönünden 6.405,26 TL ve sürekli iş göremezlik yönünden 149.522,37 TL olmak üzere toplam 155.522,63 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, davacının maluliyetinin Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davalı şirketin geçici işgöremezlik tazminatı talebine ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik doğrultusunda tanzim edilen maluliyet raporuna itibar edildiği, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen raporun poliçe tarihinde yürürlükte bulunan Genel Şartlara uygun ve denetime elverişli olduğu, davacının dosya kapsamına göre hatır için taşındığı göz önünde bulundurularak %20 oranında hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 119.617,896 TL sürekli iş göremezlik, 5.124,208 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 124.742,104 TL tazminatın dava tarihi olan 08.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; maluliyet oranının gerçeği yansıtmadığını, geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamı dışında kaldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ile oluşturulduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile geçici iş göremezlik talebinden davalının sorumlu olduğu hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlendiği, SGK'dan davacıya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak hüküm tesis edildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamı dışında kaldığını, maluliyet oranını kabul etmediklerini, hükme esas alınan hesaplama yönteminin hatalı bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; hükme esas alınan maluliyet ve hesap raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, davalının geçici iş göremezlik tazminatı yönünden de sorumluluğunun bulunmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenle kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.