Hükümlü ... hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Dikili Asliye Ceza Mahkemesinin 09.09.2014 tarihli kararı ile 267 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve bu kararın temyiz edilmeksizin 10.10.2014 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.01.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.01.2022 tarihli ve KYB-2022/10462 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.01.2022 tarihli ve KYB-2022/10462 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 267/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası tayin edilmesi akabinde, anılan Kanun’un 267/2. maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılması ve 1 yıl 6 ay hapis cezasına hükmolunması gerekirken, 1 kat arttırım yapılarak 2 yıl hapis cezasına hükmedilmesini müteakip, anılan Kanun’un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması neticesinde, 1 yıl 3 ay hapis cezası yerine, 1 yıl 8 ay hapis cezası tayini suretiyle fazla ceza verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde,
5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrasının; "(1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması halinde, ceza yarı oranında artırılır." şeklinde düzenlendikleri belirlenmiştir.
2.Hükümlünün iftira suçundan mahkumiyetine karar verilirken 5237 sayılı Kanun'un 267 inci maddesinin birinci fıkrasından sonra cezada artırım yapılmasını gerektiren ikinci fıkrası gereğince yarı (1/2) oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, bir (1) kat artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Dikili Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.09.2014 tarihli ve 2014/74 Esas, 2014/308 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; hükmün ikinci fıkrasından "1 kat artırılarak sanığın 2 yıl" ibaresinin çıkartılarak yerine "yarı oranında artırılarak sanığın 1 yıl 6 ay" ibaresinin yazılması ile hükmün üçüncü fıkrasından "1 yıl 8 ay" ibaresinin çıkartılarak yerine "1 yıl 3 ay" ibaresinin yazılması suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2024 tarihinde karar verildi.