Esastan ret
SAYISI: 2018/4 E., 2018/649 K.
Taraflar arasındaki hükümsüzlük davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı taraf adına tescil olunmuş olan “aygök” ibareli markanın müvekkiline ait markalarla aynı/ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olup halk nezdinde karıştırılmaya yol açtığını, hem müvekkile ait markalarda hem de davalıya ait marka da “GÖK” ibaresinin esas unsur olarak kullanıldığını, müvekkilinin GÖKUN2000, GÖKSUN, www.gokun.com.tr, GÖKPAİN ibareli markalarını davalıdan çok önce tescil ettirdiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, davalıya ait ikinci marka görseli de "AYGÖK" olarak tescil edilmiş ise de "AYGÖKUN" olarak kullanımakta olduğunu, ‘"GÖK" ibaresinin müvekkili tarafından kullanılıp ayırt edicilik kazandırıldığını, müvekkil şirketin "GÖK" ibareli markalar üzerinde münhasır hak sahibi olduğunu ileri sürerek davalı şirkete ait 2012/84293 sayılı “AYGÖK” markasının 30. sınıf yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "AYGÖK" markasını tescilli olarak kullandığını, markalar arasında benzerlik bulunmadığını, karıştırılma ihtimalinden de söz edilemeyeceğini, yapılan iş sınıfında hiçbir önceliği, tanınmışlığı olmayan davacı firmanın "Gök" ismini sahiplenerek hükümsüzlük talep etmesinin hakkaniyete, usul ve yasaya aykırı olduğunu, sadece un ürününe ilişkin bir talebi olduğu görülen davacının emtia sınıfı 30. sınıfta bulunan birçok ürüne ilişkin hükümsüzlük istemesinin de hakkaniyete, usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait "GÖKUN2000", "GÖKSUN" ve "GÖKPAIN" markaları ile davalıya ait "AYGÖK" markaları arasında 30. sınıfa dahil emtialar yönünden iltibas bulunduğu, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğraması şartlarının oluşmadığı ve bu sebeple davalının kötüniyetli olup olmadığını araştırmaya gerek bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli bulunan 2012/84293 sayıı markanın 30. sınıf ürün ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğüyle sicilden terkinine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın görev açısından reddi gerektiğini, dosyada deliller toplanmadan ve gerekli tetkikler yapılmadan dosyanın ön inceleme duruşmasında bilirkişiye gönderildiğini, teminatsız bir şekilde müvekkilinin markasına tedbir konulmasının yasaya aykırı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, tanınmışlığı olmayan davacı firmanın "GÖK" ismini sahiplenerek hükümsüzlük talep etmesinin hakkaniyete, usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, markasını tescil ettirerek kullandığını, davacının savcılık şikayetinin de takipsizlik kararı ile sonuçlandığını, yerel mahkemenin davacının sessiz kalmadığı yönündeki gerekçesinin gerçeklerle örtüşmediğini, tarafların birbirlerinden farklı şehirlerde faaliyet gösterdiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının markalarının GÖK ibaresinden türetildikleri, bu sözcüğün aynen, davalı şirketin markasında da bulunduğu, GÖK ibaresinin 30. sınıfa dâhil emtialar yönünden zayıf bir marka olarak nitelendirilemeyeceği, bu açıdan bakıldığında, davacının "GÖK" ibaresinin esas unsur olarak kullanıldığı herhangi bir ayırt ediciliği bulunmayan "AY" sözcüğünün ilavesiyle oluşturulan davalı markasının müşteriler tarafından bu anlamda bir seri marka veya davacının markasının bir türevi olarak algılanabileceği ve söz konusu markaları taşıyan emtianın müşteriler tarafından aynı ekonomik kaynağa atfedilebileceği, sonuç olarak söz konusu markalar açısından, davacının, seçenek özgürlüğü varken davacı markalarına yaklaştırdığı, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğraması şartlarının oluşmadığı, davalı vekilinin istinaf başvurusunda haklı olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
Dava, marka tecavüzü sebebiyle hükümsüzlük ve marka sicilinden terkini istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6,7 ve 25 inci maddeleri.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.