4-Rüzgar Vinç İişletmeleri ve Proje Taşımacılığı Lojistik Hizmetleri Dış Ticaret Limited Şirketi
vekilleri Avukat ...

Esastan ret

Taraflar arasındaki şirket ortaklığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ..., ..., ... kardeşlerin kendi adlarına ve çocukları adlarına aile şirketleri kurduklarını, aile şirketlerinin ekonomik sıkıntıya düşmesi, bankalardan kredi kullanma imkanlarının olmaması, tefecilerden para kullanmak zorunda kalmaları üzerine kendi aralarında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 35/A maddesi (1136 sayılı Kanun) uyarınca uzlaşma tutanağı düzenlediklerini ve 06.05.2016 tarihli protokolü imzaladıklarını, bu protokol ile borç ve alacakların tasfiyesi, tarafların ya da aile fertlerinin paydaş olduğu şirket hisseleri devrine yer verildiğini, tefecilerden alınan para karşılığı verilen senet ve çeklerde davacı ...’in babası ...’in cirosu bulunduğu için ...’in kızı ... ve oğlu ... hisselerini devrettiğini, ticari faaliyetlerin ve liman hizmetleri işinin devamı için ...’in oğlu ... adına Rüzgar Vinç İşletmeleri Proje Taşımacılığı Lojistik Hizmetleri Dış Ticaret Ltd. Şti. kurulduğunu, aile şirketlerinin ağırlıklı iş alanı liman hizmetleri olduğunu ve bu iş Ağır Lojistik Liman Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yürütülmekte olduğunu, Ağır Lojistik Liman Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'deki ..., ... hisseleri öncelikle ...’in oğlu ...’e ve ...’in kızı ...’a devri yapıldığını, Ağır Lojistik Liman Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin liman hizmetleri işi ile birlikte bu şirket adına İstanbul Ticaret Odasında tescilli makineler yeni kurulan Rüzgar Vinç İşletmeleri Proje Taşımacılığı Lojistik Hizmetleri Dış Ticaret Ltd. Şti.'ye devredildiğini, Rüzgar Vinç İşletmeleri Proje Taşımacılığı Lojistik Hizmetleri Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin ekonomik zorluklar nedeniyle ...’in oğlu ... adına kurulmuş bir aile şirketi olduğunu, ..., ... ve ... çocukları adına kurulmuş bir adi ortaklık olduğunu, 1/3 hissesi ... kızı ...’e 1/3 hissesi ... kızı ...’a, 1/3 hissesi ... çocukları olan davalılara ait olduğunu, davalı ... adına kurulmuş olan Rüzgar Vinç İşletmeleri Proje Taşımacılığı Lojistik Hizmetleri Dış Ticaret Ltd. Şti.'deki hisselerin 1/3 ünü ... kızı davacı ...’e 1/3 ünü ... kızı ...’a devretmesi gerekirken kardeşleri ... ve ...’a hisse devri yapmış tüm taleplere rağmen davacı ... adına ve diğer ... kızı ...’a hisse devri yapılmadığını, anlaşma koşullarına aykırı davrandıklarını, hisse devirlerinin yapılmadığını, bu nedenlerle Rüzgar Vinç İşletmeleri ve Proje Taşımacılığı Lojistik Hizmetleri Dış Tic. Ltd. Şti.'deki davalılar ..., ..., ... ... adına kayıtlı olan hisselerin 1/3'ünün iptali ile davacı ... adına tesciline veya ..., ..., ... arasında 1136 sayılı Kanun'un madde 35/A maddesi uyarınca yapılan 06.05.2016 tarihli protokol dikkate alınarak aile şirketlerinin borç ve alacaklarının tasfiyesi, hisse devirlerinin vs sırf ekonomik krizi atlatmak için ... çocukları olan davalılar adına olan hisselerin şirketin adi ortaklık niteliğinde olduğunun kabulü ile davacının 1/3 oranında ortaklığının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince belirsiz alacak davası açılmayacağı gibi 6100 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesi gereğince de bölünebilir bir alacak talebi olmadığından, dilekçede belirtilen şirketin değeri üzerinden, harcın ikmaline hisse rayiç değer tespitinden sonra, tespit edilecek rakam üzerinden harcın ikmaline, aksi halde 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun (492 sayılı Kanun) 30 ve 32 maddeleri gereğince işlem tesisine, davanın reddine, dava dilekçesinin reddi ile usul ve yasaya uygun dilekçe verilmemesi halinde dilekçenin reddine, davacının davalıların her birinin hangi nedenden dolayı sorumlu olduklarını, davanın hangi neden ve gerekçelerle hangi kişilere açıldıklarını bildirmek üzere, kesin süre verilmesine, esasa girilmesi halinde ise usul ve yasaya aykırı davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı tarafın delillerini yasal ihtarata rağmen sunmadığı, davalı tarafın sonradan delil sunulmasına muvafakat etmediği, ticaret sicil kayıtlarına göre davacının davalı şirket ile ilgisinin bulunmadığı, sadece tanık beyanı ile davacının şirketin ortağı olduğu şeklinde bir değerlendirme yapılamayacağı, bu nedenle tanık dinlenmesinin dosyaya katkı sağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin delillerin toplanmasına karar vermesi gerekirken ön inceleme celsesinde delillerin toplanması ve eksikliklerin giderilmesi taleplerini reddettiğini, inceleme yapmadan, delilleri toplamadan ve değerlendirmeden karar verdiğini, davalı Rüzgar Vinç İşletmeleri Proje Taşımacılığı Lojistik Hizmetleri Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin sermaye artırımı ile sermayesini 3.000.000,00 TL'den 15.000.000,00 TL'ye çıkardığını, şirketin hisselerinin 1/3'ü ve dava değeri de 1.000.000,00 TL'den 5.000.000,00 TL'ye çıktığını, harcın 5.000.000,00 TL üzerinde tamamlatılması ve davanın 5.000.000,00 TL üzerinden devam edilerek davayı kazanmaları durumunda 5.000.000,00 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken Mahkemece harcın tamamlatılması için muhtıra tebliğ etmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; şirket hisse devri taahhüdünün gerçekte var olup olmadığı hususunun ispatı açısından bildirilen tanıkların Mahkemece yasada var olmayan zorlaştırıcı şartlarla akrabalar arası ihtilaflarda hayatın olağan akışına uygun olarak her hususun yazıya dökülmemesi gözetilerek tanık dinletme haklarının da bulunduğu gözetilmeden tanık dinletme taleplerinin ve belgeleri dosyaya sunmalarının önüne geçildiğini, harcın 5.000.000,00 TL üzerinden tamamlatılması gerektiğini, hisse senedinin iptali davalarının maktu vekalet ücretine tabi olduğu ancak davalılar lehine 67.050,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

Dava, şirket ortaklığının tespiti davasıdır.

6100 sayılı Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple ;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.