HÜKÜMLER: Mahkumiyet, düşme

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanunu'nun 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Bozma üzerine açılan 18.06.2020 tarihli celsede dinlenen sanık ...'ın savunmasının müdafii huzurunda alınmadığının anlaşılması karşısında; sanığa yüklenen nitelikli yağma suçu bakımından kanun maddesinde öngörülen cezanın alt sınırına göre, 5271 sayılı Kanun’un 150/3 ve 196/2. maddeleri uyarınca sanığın savunmasının atanan zorunlu müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.

Başkaca yönleri incelenmeyen tüm hükümlerin gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, diğer sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ... müdafiilerinin ve katılan ..., müşteki ... vekilinin temyiz itirazları yönünden de incelenmeyen hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

06.03.2024 tarihinde karar verildi.