HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2022 tarihli ve 2019/422 Esas, 2021/373 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca iki kez 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 28.03.2022 tarihli ve 2021/3021 Esas, 2022/732 Karar sayılı kararı ile şikâyetçilere yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde hukuka aykırılığa rastlanmadığından istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanununun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Suçta kullanıldığı kesin olarak belirlenemeyen bıçağın delil niteliği bulunmadığına, suça sürüklenen çocuğa isnat edilen suçu nitelikli hale getirmiş olmasının haksız olduğuna, mahkemece eksik araştırma ve inceleme yapıldığına, yağma suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Şikâyetçilerin gece 02.45 sularında yürürken, SSÇ'nin yanındaki arkadaşları ile birlikte onların önüne çıktığı, SSÇ'nin bıçak çekip üzerlerinde ne varsa çıkarmalarını, başlarını öne eğmelerini kaldırmamalarını istediği SSÇ'nin yanındaki arkadaşlarının da mağdurların ellerini tuttuğu, SSÇ'nin mağdurların üzerine bıçak çekip, şikâyetçi ...'nın bileğindeki saati görüp zorla aldığı, diğer şikâyetçi ...'ın arka cebindeki 300,00 TL parayı aldığı, şikâyetçi ...'ın SSÇ ve suç arkadaşlarına karşı koyduğu sırada SSÇ'nin onu kalçasından bıçakla yaraladığı, SSÇ'nin eyleminin her iki şikâyetçiye karşı birden fazla kişi ile birlikte gece vakti silahla yağma suçunu işlediği kabul edilmiştir.

2. Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar dosya içerisinde mevcuttur.

3.Sanığın aşamalardaki ifadelerinde, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.

Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiince ileri sürülen temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede; tüm dosya kapsamı, mağdurun beyanı, SSÇ'nin savunmaları, dosya arasında mevcut olan tutanaklar birlikte değerlendirildiğinde eylemin sabit olduğu belirlendiğinden, araştırılacak başkaca bir hususun bulunmadığı yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır ve SSÇ müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak;
Türk Ceza Kanununun 150 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.” denilmektedir. Maddenin gerekçesinde ise; “Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir. SSÇ'nin, müşteki ...'dan zorla aldığı kol saatinin markası ve değer tespitine ilişkin herhangi bir araştırma yapılmamış olması karşısında, bu durum SSÇ lehine kabul edilerek, suç tarihi olan 04.06.2019 itibariyle paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 150/2 nci maddesi uyarınca SSÇ'ye verilen cezadan değer azlığı nedeniyle indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.

1.Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Mağdur ...'ye Yönelik Yağma Suçundan Hükmolunan Mahkûmiyet Kararına Yönelik Temyiz İtirazlarının İncelenmesinde

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 28.03.2022 tarihli ve 2021/3021 Esas, 2022/732 Karar sayılı kararında SSÇ müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

2. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Mağdur ...'ye Yönelik Yağma Suçundan Hükmolunan Mahkûmiyet Kararına Yönelik Temyiz İtirazlarının İncelenmesinde

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 28.03.2022 tarihli ve 2021/3021 Esas, 2022/732 Karar sayılı kararında SSÇ müdafiinin temyiz isteği bu itibarla yerinde görüldüğünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle HÜKMÜN BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

06.03.2024 tarihinde karar verildi.