Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu sigortasız motosikletin 12.02.2007 tarihinde kaza yapması neticesinde müvekkilinin %80 oranında sürekli iş gücü kaybına uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 7.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren ya da başvuru tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde beyan ettiği 7.000,00 TL tazminatın 5.000,00 TL'sinin sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.000,00 TL'sinin ise bakıcı giderine ilişkin olduğunu beyan etmiştir.

Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu sigortasız motosikletin kaza yapması neticesinde müvekkilinin %100 oranında sürekli iş gücü kaybına uğradığını, her iki ayağının tutmadığını, tekerlekli sandalyeye mahkum olduğunu, bakıcı gideri için bu davanın açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 7.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren ya da başvuru tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Asıl dava dosyasında davalı ... vekili; kazaya neden olan aracın motorlu bisiklet olması halinde davalı ... Hesabının sorumluluğu olmadığını, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kusur yönünden inceleme yapılmasını, maluliyet durumunun tespitini, Güvence Hesabının KTK ve Sigortacılık Kanunun 14 üncü maddesi ve ... Yönetmeliği gereğince destekten yoksun kalma tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve Sağlık Bakanlığı tarifesine göre hesaplanan tedavi giderinden sorumlu olduğunu, tarifeyi aşan giderlerden sorumlu olmadığını, dava tarihinden itibaren ancak yasal faize hükmedilebileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Birleşen dosya davalısı ... vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, kazaya neden olan aracın motorlu bisiklet olması halinde davalı ... Hesabının sorumluluğu olmadığını, kusur yönünden inceleme yapılmasını, hatır taşıması indirimi yapılmasını talep ettiklerini, maluliyet durumunun tespitini, gerçek zararın belirlenmesini, davacının SGK'dan maluliyet yardımı alıp almadığının sorulmasını, dava tarihinden itibaren ancak yasal faize hükmedilebileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 13.05.2015 tarihli ve 2013/79 Esas, 2015/434 Karar sayılı kararıyla; davanın trafik kazası nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, dosyanın Şanlıurfa 1 Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmekte iken dava değerinin 7.780,00 TL'nin üzerinde olduğundan görevsizlik kararı verildiği, davacının tedavi evraklarının celp edildiği, Adli Tıp Kurumu 3 İhtisas Dairesinin verdiği rapor ile kaza nedeni ile davacının araz bırakmadan iyileştiği, 11 ay iyileşme süresi olduğunun rapor edildiği, davacının olay nedeni ile sürekli iş göremez olduğunu ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (kapatılan) 17 Hukuk Dairesinin 25.02.2019 tarihli ve 2016/6610 Esas, 2019/2024 Karar sayılı ilamıyla; "
Birleşen dosya ile davacı vekilince; davacının iş göremezlik dönemi içerisinde bakıma muhtaçlığından söz edilip bakıcı gideri talep edilmiştir. Hükme esas alınan ATK raporunda ise davacının maluliyetinin olmadığı ve 11 ay iyileşme süresi olacağı belirtilmiştir. Mahkemece, 11 aylık dönem için bakıcı giderine ihtiyaç olup olmadığı üzerinde durulmamıştır. Oysa, davacının ATK raporu ile belirlenen 11 aylık süre zarfında %100 malül sayılacağı bakıma muhtaç olduğu ve bakıcı gideri ödemek zorunda kalacağının kabulü gerekir.
Bu durumda mahkemece, davacının bakıcı gideri talebi yönünden ATK'dan 11 aylık tedavisinde ne kadar süre ile bakıcıya ihtiyacı olacağının belirlenmesi istenerek ve yapılacak hesaplamada kaza tarihinde yürürlükte olan brüt asgari ücret tutarının (tamamının) dikkate alınması ve bu konuda bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir." gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davanın iş gücü kaybına, birleşen davanın ise bakıcı gideri talebine ilişkin olduğu, 13.05.2015 tarihli karar ile davanın reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 25.02.2019 tarih ve 2016/6610 Esas 2019/2024 Karar sayılı ilamı ile davacının 11 aylık süre içinde ne kadar süre bakıcıya ihtiyacı olup olmadığının belirlenerek kaza tarihindeki brüt asgari ücrete göre hesaplama yapılması yönünde kararın bozulduğu, bozma kararından önce Adli Tıp Kurumu 3 İhtisas Dairesinin verdiği rapor ile kaza nedeni ile davacının araz bırakmadan iyileştiği, 11 ay iyileşme süresi olduğunun rapor edildiği, bozma kararı sonrasında ise Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 17.08.2020 tarihli raporda mevcut belgelere göre; iyileşme (işgöremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 11 (onbir) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğinin belirtildiği, alınan ek rapor ile 675,00 TL bakıcı giderinin belirlendiği, asıl dava ile ilgili bozma yapılmadığından kararın kesinleştiğini bu hususta karar verilmesine yer olmadığını, iki aylık bakıcı ihtiyacı olan davacının birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile asıl davaya ilişkin davanın reddi kararı bozma konusu yapılmayarak kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen Şanlurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/605 esas sayılı davasının kısmen kabulüne kısmen reddine, 675,00 TL bakıcı masrafının 12.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve birleşen dosya davalısı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; asıl davanın kabulü gerektiğini, 11 aylık geçici iş göremezlik tazminatı verilmesini, birleşen dosya yönünden hesaplamada güncel asgari ücretin dikkate alınmasını, kusur indirimi yapılmaması gerektiğini, 24 saatlik zaman dilimi için 3 bakıcı çalışacağından 3 bakıcı gideri üzerinden hesaplama yapılmasını, bilirkişi raporlarını kabul etmediklerini, yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını belirterek ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

Birleşen dosya davalısı SGK vekili temyiz dilekçesinde; bakıcı giderinin sürekli sakatlık teminatı içinde olmadığını, kendileri açısından ret kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Uyuşmazlık, sigortasız motosikletin 12.02.2007 tarihinde yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41,46 ncı maddeleri, ... Yönetmeliği 9/d maddesi.

1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına, davacı vekilinin geçici iş görmezlik tazminatı talebinin olmamasına, hesaplamada kaza tarihinde geçerli asgari ücret miktarının dikkate alınması gerektiği yönünde bozma kararı verilmiş olmasına, alınan kusur raporu ile davacının kazada %40 oranında kusurlu bulunmuş olmasına, bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olmasına göre davacı vekilinin tüm, birleşen dosya davalısı SGK vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2. Birleşen dosya davalısı SGK vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;

Bozma kararı sonrasında mahkeme tarafından birleşen dosya yönünden 675,00 TL bakıcı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Ancak birleşen dosya da iki davalı olup, davalılara yüklenen ya da her biri açısından reddedilen taleplerin infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm altına alınması gerekirken, davalıdan alınarak davacıya verilmesi şeklinde hüküm kurulması hatalı olup kararın bu şekilde infaz kabiliyeti yoktur.

3. Ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 54 üncü maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri örnek verilerek sayılmış olup Dairemizin yerleşik uygulaması gereğince geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) sorumluluğunda bulunmayan belgesiz tedavi giderlerinin de anılan Kanun kapsamında tazmini gereken zarar kalemlerinden olduğu kabul edilmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 98 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde SGK tarafından karşılanacağı öngörülmüştür. Söz konusu düzenlemeyle SGK’nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu belirlenmiş olup bu hükme aykırı ikincil düzenleyici işlemlerle (Genel Şartlar) Kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği açıktır.
Bu itibarla; TBK’nın 54 ve KTK’nın 98 inci maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan geçici bakıcı giderine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olup davacı için hesap edilen geçici bakıcı giderinden davalı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olmadığı hususununda değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, birleşen dosya davalısı SGK vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle birleşen dosya davalısı SGK vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.