Taksirle yaralama suçundan sanıkların beraatine ilişkin hüküm, sanık ... müdafii ve müşteki vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Müşteki ...’nun davaya katılmasında hakkında usulüne uygun şekilde bir karar verilmemiş ise de, suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan, duruşmalara katılarak beyanda bulunan ayrıca hükmü temyiz ederek katılma iradesini ortaya koyan mağdurun ve vekilinin CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında kurulan müdafiinin temyiz sebeplerinin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Katılanın kendisine ait bir firması olmadan yaklaşık 30 yıldır telefon aracılığıyla aldığı inşaat işlerini yaptığı, olay tarihinde de sanıklardan ...'nun yöneticisi olduğu sitenin bahçesindeki kamelya tamiratı işini alarak, yanında ... isimli arkadaşıyla siteye gittikleri, öğle saatlerinde kamelyanın çatısının tamiratı için site yönetiminden merdiven istediği, kendisine 3 ayaklı metal bir merdiven getirdikleri, bunun yeterli olmayacağını söylediği, site yönetiminin ellerinde başka merdiven olmadığını ifade ettiği, daha sonra ... isimli arkadaşı çatı üzerinde çalışmakta iken, kendisinin merdivenden arkadaşına malzeme verdiği, bir ara aşağı inmesi gerektiğinde ise; merdivenin kaydığı, yaklaşık 2,5 metre yükseklikten aşağı düştüğü ve vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,
Sanık ...’in kamelyanın çatısının tamir işinin yapılmasında sanık ...'nun yöneticisi olduğu siteye tavsiye niteliğinde eleman temin etmesi, bu işle ilgili herhangi bir menfaat sağladığına dair dosyada herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmaması, kazazedeyi kendi yaptığı mobilya işi ile ilgili çalıştırmaması ve kazazedenin yaptığı işle ilgili herhangi bir illiyet bağının bulunmaması sebebiyle kazanın meydana gelmesinde kendisine yönelik bir kusur izafının mümkün olmadığı anlaşılmakla,
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/5. maddesi uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesi gereğince hükme ayrı bir paragraf halinde eklenmek üzere "Beraat eden sanık ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 14/5. maddesi uyarınca 1.800 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine" ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün isteme uygun olarak; DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.