Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklardan ...'ın saat 02.00 sıralarında ... plaka sayılı araçtan hırsızlık yaptığını belirtmesi, sanık ...'ın da olay gecesi 22.00 sıralarında alkol alıp ikametine diğer sanıkla beraber gittikten sonra dışarı çıkıp önce ... plakalı araçtan hırsızlık yapıldığını beyan etmesi karşısında ve UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre 28/03/2010 tarihinde başlayan yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde güneşin batış saatinin 20.09 olduğu, gece vaktinin 21.09'da başladığının anlaşılması karşısında, mahkemenin sanıklar hakkında..... plakalı araçtan gerçekleştirilen hırsızlık eyleminde TCK'nın 143. maddesi hükümlerini uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; sanıklar hakkında ... plakalı aracın çalınması ile ilgili de ayrıca dava açıldığı halde bununla ilgili hüküm kurulmamış ise de, zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi mümkün görülmüş; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1-Sanık ...'ın diğer sanık ...'in iki farklı araçtan akü hırsızlığı yaptığı sırada gözcü olarak beklediğinin anlaşılması karşısında, sanık ...'ın diğer sanık ... ile fikir ve eylem birliği içinde, asli fail olarak hırsızlık suçunu işlediği anlaşıldığından, sanık ...'ın 5237 sayılı TCK'nın 37. maddesi kapsamında cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde aynı Kanun'un 39. maddesi ile uygulama yapılması;

2-Sanık ... hakkında ... plakalı araçtan gerçekleştirilen hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, iştirak hükümlerine ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 39/2-c maddesinin teşebbüs hükümlerine ilişkin TCK'nın 35. maddesinden önce uygulanması suretiyle TCK'nın 61/5. maddesine aykırı davranılması,

3-Kolluk tarafından düzenlenen 24.05.2013 tarihli tutanaklar ve dosya içeriğine göre, devriye gezen kolluk ekibi tarafından ... plakalı araçtan akü hırsızlığı yaparken yakalanan sanık ...'ın yanında bulunduğunu söylediği sanık ...'ın yapılan araştırmalar sonucu yakalandıktan sonra, sanık ... ile beraber..... plaka sayılı araçtan da akü hırsızlığı yaptıklarına ilişkin suça konu yeri göstermek suretiyle akülerin iadesini sağladığının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında..... plakalı araçtan yapılan akü hırsızlığı eyleminde 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

4-Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık ... hakkında ... plaka sayılı aracın konusunu oluşturduğu mala zarar verme suçu yönünden tekerrür hükümleri uygulandığı halde, ... plakalı aracın konusunu oluşturduğu hırsızlık;..... plaka sayılı aracın konusunu oluşturduğu hırsızlık ve mala zarar verme suçları yönünden tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
5-24.05.2013 tarihli teslim tesellüm tutanağı ve diğer kolluk tutanaklarına göre;..... pakalı araçta herhangi bir hasarın varlığına dair bir ibare kullanılmaması, ayrıca 19.05.2013 tarihinde çalınan ... plakalı araçtan 24.05.2013 tarihinde hırsızlık yaparken yakalanan sanıkların aküyü çalarken araca zarar verdiklerine dair herhangi bir tespitin yapılmaması karşısında, mala zarar verildiğine dair bir tespit bulunmadığı, bahse konu araçlarda ''zararın'' ne şekilde oluştuğunun denetime olanak verecek şekilde açıklanması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi,

6-Suçta kullanılan ... plakalı aracın değeri denetime olanak sağlayacak şekilde tespit edildikten sonra çalınan mallar ile aracın değerinin orantılı olup olmadığı, müsadere kararının işlenen suça nazaran daha ağır ve hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurup doğurmayacağı hususları karar yerinde gösterilip tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde aracın müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 05/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.