Taraflar arasında ... Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Dava konusu ... ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 108 ada 8 parsel ... taşınmazın bulunduğu yerde 1950 yılında 16 Nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından orman tahdidi yapılmış ve yapılan bu tahdit sırasında çekişmeli taşınmazın bir bölümü orman sınırları içinde bırakılmış, 19.04.1966 yılında yapılan kadastro tespitinde taşınmaz 27.06.1953 tarih 476 ... tapu kaydına dayanılarak "Kalaba Ormanı" vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş,yapılan bu tespit 17.06.1975 tarihinde kesinleşerek tapu kaydı oluşturulmuş, sonrasında 3646 ... Kanun gereği devir nedeniyle taşınmaz davacı ... adına tescil edilmiş, akabinde yörede 6831 ... Kanun uyarınca 64 Nolu Orman Kadastro Komisyonunca 10.05.2017 tarihinde işe başlanarak sonuçları 24.10.2017 tarihinde ilan edilen orman kadastro çalışmaları yapılmış ve süresinde dava açılması nedeniyle kesinleşmemiştir.
Davacı vekili; ... mahallesinde 64 nolu Orman Kadastro Komisyonunun 6831 ... Orman Kanunu hükümleri doğrultusunda yürüttüğü orman kadastrosu ve 2/B uygulama çalışmalarının sonuçlandırılıp askıya çıkarıldığını, bu çalışmalar sırasında mülkiyeti davacı idareye ait 108 ada 8 parsel ... taşınmaz ile ilgili olarak orman sınırlamaları ve 2/B çalışmaları yapıldığını, bu taşınmazın 3646 ... kanun hükümleri gereğince davacı idareye intikal eden taşınmazlardan olup komisyonca orman sınırlamaları ve 2/B çalışmaları yapılırken taşınmazın hangi alanın devlet ormanı şeklinde tespit gördüğü, hangi alanının ise 2/B kapsamına alındığının bilinmediği, bu uygulama ile davacıya ait tarım arazilerinin bölünerek bütünlüğünün bozulduğunu, tespite konu alanların tarım alanı olduğunu, bir kısım alanda ise davacı idarenin kendisinin dikip yetiştirmiş olduğu çam ağaçlarının bulunduğunu davacının çekişmeli taşınmazı ... Küre Organik Ürünler Tarım Hayvancılık Pazarlama Sanayi Ticaret Ananonim Şirketi'ne kiraya verdiğini, kiracı olan şirketin halen tarımsal faaliyetlerini yürüttüğünü, davalı idarenin yapmış olduğu ve tarım arazisi niteliğindeki taşınmaz ile ilgili orman sınırlaması ve 2/B uygulaması işlemi usul ve hukuka aykırı olduğunu, ayrıca komisyonun mevzuata uygun bir şekilde oluşturulup oluşturulmadığını ve hangi çalışmaları yapma yetkisi olduğu hususunun da bilinemediğini öne sürerek davalı idarece yapılan tespitin itirazen kaldırılmasına karar verilmesi istemi ile dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesince, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu uyarınca, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, ... ili ... ilçesi, ... Mahallesi, 108 ada 8 parsel ... taşınmazda 64 nolu orman komisyonunun yapmış olduğu kadastro işleminin; orman mühendisi ve harita mühendisi bilirkişilerce düzenlenen 18.06.2018 tarihli rapor ve krokide C harfi ile gösterilen 120.538,09 m²' lik kısım yönünden Devlet ormanına dahil edilmesine ve 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılmasına yönelik işlemin iptaline, orman mühendisi ve harita mühendisi bilirkişilerce düzenlenen 18.06.2018 tarihli rapor ve krokide A harfi ile gösterilen 3041,56 m²' lik kısım, B harfi ile gösterilen 3604,02m²' lik kısım ve D harfi ile gösterilen 21.850,60 m²' lik kısım yönünden açılan davanın reddine, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince; orman olarak yapılan kadastro tespiti kesinleşen taşınmaz yönüyle 2017 yılında yapılarak ilan edilen orman kadastrosunun esasen bir aplikasyon niteliğinde olduğu ve taşınmazın dahi kadastro tespitinde belirlenen çapı ile geçerli olmak üzere aynı haliyle belirlendiği, özellikle Kanun gereği devir nedeniyle malik olan davacı tarafından taşınmazın özel mülkiyete tabi olduğunun ileri sürülmesinin mümkün olmadığı ve davacının eldeki davayı açmakta hukuki bir yararının bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 215,45 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.