Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2015 tarihli ve 2014/280 Esas, 2015/474 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının f ve son bendleri, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 3 yıl 3 ay hapis ve 2500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz istemi; atılı suçun oluşmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesine uyulmadığına, ilişkindir.

1. Katılan ...'e ait mail ve facebook şifrelerinin sanık ve hakkında beraat kararı verilip temyiz edilmediğinden kesinleşen sanık ... hakkında bilişim sistemine girme suçundan (5237 sayılı Kanun'un 243/1) kamu davası açılmıştır. Sulh Ceza Mahkemesince oluşa ve dosya kapsamına göre eylemin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağından bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.

2.Sanığın soruşturma ve Sulh Ceza Mahkemesi'nde suçunu ikrar ettiği, görevli mahkemede inkar ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, katılanın oluşu doğruladığı, IP adreslerinin tespitine ilişkin yazışmaların dosya arasına alındığı, sanığın zararı gidermediği anlaşılmıştır.

3.Mahkeme tarafından sanığın savunması, katılanın beyanı, müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararının verildiği, bilişim sistemine girme suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.

Eksik yazılan suç tarihinin "23.01.2012" olarak mahallinde düzeltilmesi, nitelikli dolandırıcılık suçundan zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı, Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2013 tarihli ve 2013/348 Esas nolu iddianamesi ile sanık hakkında bilişim sistemine girme suçundan kamu davası açıldığı gözetilmeden usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı halde nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2015 tarihli ve 2014/280 Esas, 2015/474 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.12.2023 tarihinde karar verildi.