Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın idaresindeki araçla yerleşim yeri içinde, iki şeritli, bölünmüş, hız limitinin 70 km/s olduğu, asfalt kaplama, düz, eğimsiz, aydınlatmasız yolda, gece vakti ters yönde seyir halindeyken; kendi seyir istikametinde seyretmekte olan araçla çarpışması şeklinde meydana gelen ve sanığın tam kusurlu olarak bir kişinin hayat tehlike geçirecek ve 5. derece kemik kırığı olacak şekilde, bir kişinin de basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinde, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği düzenlendiği; dosya içeriğinden ve UYAP üzerinden yapılan sorgulamada, suç tarihi itibariyle sürücü belgesi bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında TCK'nın 53/6. maddesi gereğince sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi;
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, sanık hakkında sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin hükmün (6.) paragrafının hükümden çıkarılması ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 26/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.