SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma,
özel hayatın gizliliğini ihlal

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2014 tarihli ve 2010/255 Esas, 2014/418 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43,62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan

5237 sayılı Kanun'un 109 maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43,62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık Müdafilerinin Temyizi
İlişkilerin mağdurenin rızası dahilinde ve para karşılığı gerçekleştiğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna dair eylem iddianamede yer almadığı halde Mahkemenin kabulünün sanığın mağdureyi eve kapatması şeklinde olduğuna, özel hayatın gizliliği suçuna dair dosyada delil bulunmadığına, hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

Katılan Mağdure Vekilinin Temyizi
Süre tutum talebine ilişkindir.

Mahkemece; ''Dosya kapsamı ve belirtilen hususlar birlikte nazara alındığında; mağdure ...'in, ... ... isimli okul arkadaşının olduğu, ...'nın ise gönül ilişkisi yaşamakta olduğu ... isimli bir erkek arkadaşının bulunduğu, sanık ...'nın ise ...'ın arkadaşı olduğu ve ... aracılığıyla mağdur çocuk ... ... ile tanıştığı, 07 Şubat 2010 günü, ..., ... ..., ... ve ...'ın Simav ilçe merkezinde buluştukları, bu buluşmada sanık ...'nın ilçe merkezinin dışındaki, babasından kalma eskiden yağ fabrikası olarak kullanılan, atıl vaziyetteki, eklentisinde ev bulunan binaya gitme konusunda teklifte bulunduğu, bu teklif üzerine sanık ...'ya ait olan ve O'nun tarafından kullanılan araçla buraya gidildiği, küçük bir şişe viski açıldığı, mağdure ... ...'un bir bardak kadar viski içince kendinden geçtiği, bu haldeyken sanık ... tarafından başka bir odaya götürüldüğü,
sanık ...'nın bu halde bulunan mağdur çocuk ... ... ile vajinal yoldan cinsel ilişkiye girerek istismarda bulunduğu, ayrıca mağdurenin çıplak görüntülerini ele geçirilemeyen bir cihazla video kaydına aldığı, mağdurenin bir süre sonra uyandığında pantolonun ve iç çamaşırının dizlerine kadar sıyrılmış olduğunu, bacaklarının üzerinde ıslaklık, vajinasından yapışkanlı akıntı geldiğini gördüğü ve ağlamaya başladığı, sanığın ise kendisini teskine çalıştığı, ... ...'un ağladığının ... tarafından da bizzat görüldüğü, mağdurenin, 07 Şubat 2010 günü fabrikada yaşananların kameraya çekilmiş olduğunu öğrendiği, bu görüntüleri sildirmek amacıyla 13 Şubat 2010 tarihinde ... ve sanık ... ile buluştuğu, daha sonra birlikte ...'yı çarşı merkezinden alarak aynı binaya yine sanık ...'ya ait olan ve O'nun tarafından kullanılan araçla gidildiği, binanın ev olarak kullanılan bölümündeyken mağdure ... ...'un, sanık ...'ya 'sende görüntüler varmış' diye sorduğunda 'nereden çıkartıyorsun' diyen ve ilkin inkara çalışan sanığın 'cep telefonunu çıkartarak' bir görüntü izlettirdiği, bu görüntülerde ...'nı çıplak bir şekilde yatmakta olduğu, cinsel organı dahil tüm vücudunun gözüktüğü, mağdurenin izlediği başka bir görüntüde ise 'kendisinin (... ...'un) baygın bir şekilde uzanmış olduğu, pantolon ve iç çamaşırının dizlerinin altına kadar sıyrılmış olduğu, göğüsleri ile vajinasının
gözüktüğü', görüntülerin silmesini isteyen mağdureye, sanığın 'benimle bir kez daha ilişkiye girersen ancak o zaman silerim' şeklinde sözler söyleyerek şantajda bulunduğu, mağdurenin 'Ben o gün için sarhoştum şimdi tekrar ilişkiye girmek istemiyorum' şeklinde karşılık verdiği, ancak mağdurenin sanık ile ikinci kez vajinal ilişki yaşamak zorunda kaldığı, burada geçen süre içerisinde mağdure ... ... tarafından kullanılan cep telefonunun çok kez arandığı ve bu şekilde eve çağrıldığı, bu aramaların olay tarihinde komşuları olan aynı zamanda masörlükte yapan ve olay günü mağdurenin annesi ...'ye masaj yapmak için evine gitmiş olan tanık ... ...'ün eşi olan ... isimli kişi tarafından yapıldığı, bu aramaların iletişim tespit tutanakların da gözüktüğü ve sanık ... tarafında da kabul edildiği, ısrarlı telefonlar karşısında mağdure ... ... gitme isteğini kesin bir dille söyleyince, sanığın kendisini şehir merkezine bırakmasını istediği, ... ile vedalaşan mağdurenin ve sanık ...'nın binan önüne indikleri, sanığa ait aracın kapısını kilitli olduğu için açamayan mağdurenin, sanık tarafından kolundan tutularak zorla çekildiği, atıl fabrikanın içerisindeki, depo benzeri bir yere götürüldüğü, sanığın deponun kapısını içeriden kilitlediği, mağdureyi öpmeye çalıştığı, mağdurenin ise ittirmesine rağmen bariz yaş ve fiziksel farklılık nedeniyle karşı koyamadığı, sanığın, uzun süredir park halinde duran ve koltuk derisi tozlanmış motosiklet üzerine yasladığı mağdureye ile cebir kullanarak bu şekilde cinsel organını sokmak suretiyle anal yoldan istismarda bulunduğu, sanık bir kaç dakika süren bu eylemini cinsel boşalma ile tamamlayınca, mağdure ile beraber şehir merkezine geldiği, araçtan inmeden mağdureye 'benim istediğim zaman geleceksin, istediğim kişilerle ve benimle birlikte olacaksın, Simav'da meşhur olmak istemiyorsan bunu yapacaksın, bu görüntüleri herkese gösteririm' şeklinde sözler söylediği, mağdure ... hakkında, 13/02/2010 tarihinde, olaydan bir kaç saat sonra düzenlenmiş olan raporda 'anüsünde yeniye bağlı laserasyonlar" tanımlandığı, yapılan aramalarda ele geçirilen cd, dvd, cep telefonu, hafıza taşıyıcılar ve bilgisayar hardiskleri üzerinde yapılan incelemede olaya ilişkin her hangi bir görüntü tespit edilemediği, sanığın iki kez vajinal bir kez anal yoldan cinsel ilişkiye girdiklerini, ilk vajinal ilişkinin 07/02/2010 tarihinde evdeki odaların birinde, diğer vajinal ilişkinin 13/02/2010 tarihinde yine evdeki odaların birinde, anal ilişkinin ise depoda olduğunu kabul ettiği, ancak zorlama olmadığını, para karşılığında ve ... ...'un açık rızası çerçevesinde ilişkiye girdiklerini, belirterek suçlamaları reddettiği, depoda gerçekleşen son ilişki için 'O gün ... ...'a sürekli telefon geldi, evden çağırıyorlar dedi, ben ve o, kendisini şehir merkezine bırakmak için aşağıya indik, arabaya bindik, motoru çalıştırmadan ... ... bana para karışılığında ilişkiye girme teklifinde bulundu, para vermeyeceğimi, parasız girerse ilişkiye girebileceğimi söyledim, kabul etti, bunun üzerine arkadan yapmak istediğimi belirttim, birlikte depoya geçtik, bir süre öpüştük, sonra ... motosiklete yaslandı, bende bu şekilde anal yoldan ilişkiye girdim, kayganlaştırıcı bir şey kullanmadım' şeklinde açıklamada bulunarak kendisini savunduğu, hiç bir şekilde video kaydı yapmadığını belirten şüphelinin,sadece ...' tan aldığı ...'nın çıplak görüntülerini bir süre cep telefonunda kayıtlı durduğunu,sonra sildiğini ifade ettiği, olayın bu şekilde cereyan ettiği, dolayısıyla sanık ...'nın, 15 yaşını tamamlamış olan mağdure ...'e karşı bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda birden fazla kez olmak üzere cebir, hile ve iradeyi etkileyecek şekilde alkol içirerek - kullanarak hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakarak, vücuduna organ sokmak suretiyle cinsel istismar suçunu ika ettiği, eylem sonunda mağdurenin ruh sağlığının etkilendiği, ancak bozulmadığı, sanığın eyleminde atılı suçları unsurlarının tam anlamıyla gerçekleştiği vicdani kanısına varılmıştır. Mahkememizce bu kanıya varılırken; kabulü doğrulayan ve ortaya koyan mağdure ...'in delillerle desteklenen ve doğrulanan soruşturma aşamasında CD'ye alınan çok açık bir şekilde samimi nitelikte beyanda bulunduğu değerlendirilen-gözlemlenen, kendi içerisinde uyum içerisinde olduğu görülen anlatımları, bu anlatımları doğrulayan tanık ... ...'in aynı nitelikteki beyanları, olay akabinde mağdurenin durumunu ortaya koyan mağdurenin ebebeyni-annesi ...'in beyanları, sanığın aşamalardaki mağdure ile üç kez para karşılığı cinsel ilişkiye girdiğine yönelik tevilli ikrarı, özellikle olay sürecinde diğer çocuk ile ilişkiye giren ...'in ve ...'nın mağdure ...'in para karşılığında ilişkiye girdiğine yönelik herhangi bir beyanda bulunmamış oluşları, ... ...'in orta şiddette depresif davranış özelliği olduğu, stai durumluluk kaygı ölçeğinin (69p) ve stai II sürekli kaygı ölçeğinin (69p) aldığı puanlara göre şiddetli anksiyete özelliğinde olduğu, seka bölümünün 110 IQ olarak hesaplandığına ilişkin uzman psikolog raporu, Suça konu mahallinde yapılan keşif tutanağı ve ekindeki bilirkişi ... Madan tarafından tanzim edilen 06/11/2010 tarihli, mağdurenin yardım istemesi durumunda fabrika etrafında yerleşim olmaması nedeni ile duyulmasının mümkün olmayacağı, mağdurenin yardım istemesi durumunda fabrikanın üst katından duyulmasının olayın olduğeu tarih göz önüne alındığında havaların soğuk olması sebebiyle kapı ve pencerelerin kapalı olduğu, kapı ve pencereler kapalı iken yardım isteyen kişinin erkek sesi gibi gür ve kuvvetli çıkmasının mümkün olmayacağı, mağdurenin sesinin daha az çıkacağı öngörüsü ile duyulmasının zor olacağı, mağdurenin yardım istemesi durumunda fabrikaya en yakın yerleşim yeri olan galericiler sitesinden duyulamayacağı kanaatini bildirir raporu, ... ...'in Simav Doç.Dr.... Karakuyu devlet hastanesinde gördüğü tedavilere ilişkin belgeler, Mağdure ... ...'in ifade çözüm tutanağı, Adli Tıp Kurumu 6.İhtisas Dairesinin 30 Kasım 2012 tarih 4757 karar sayılı, ... kızı 14.02.1994 doğumlu ...’in Kurulumuzca 10.08.2010 tarihinde yapılan muayenesinde ve dav dosyasının incelenmesinde mağduru bulunduğu olaydan kaynaklanmış (Anksiyeteli Depresif Uyum Bozukluğu) tespit edildiği, tespit edilen bu psikiyatrik tablonun ruh sağlığını etkidiği ancak ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olmadığı, bu duruma göre; ...’in 07.02.2010,13.02.2010 tarihlerinde mağduru bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığının etkilendiği ancak bu etkilenmenin ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derece olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur şeklindeki raporu, Mağdur çocuk ... hakkında, 13/02/2010 tarihinde, olaydan bir kaç saat sonra düzenlenmiş olan raporda 'anüsünde yeniye bağlı laserasyonlar' tanımlandığına ilişkin konsültasyon raporu, arama, el koyma, muhafaza altına alma tutanakları,olay yeri krokileri, olay yerine ilişkin fotoğraflar,yer gösterme tutanağı,eşya inceleme tutanaklarıAnkara Kriminal Polis Laboratuvarının 17/03/2010 tarih 10-219 uzmanlık sayılı raporu, iletişimin tespiti tutanakları, DVD inceleme tutanağı, Simav Doç.Dr.... Karakuyu devlet hastanesinin 30/04/2010 tarih 950 sayılı, mağdure ... ...'in vücudunda acı veren bir durum oladığı, sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan bir durum olmadığı, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamadığı, konuşmasında sürekli zorluğunun olmadığı, yüzde sabit ize rastlanmadığı, yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, iyileşme olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmediği, duyularından veya organlarından birinin işlevini yitirmediği, konuşma ya da çocuk yapma yeteneğinin kaybolmadığı, yüzünün sürekli değişikliğinin bulunmadığı, vücudunda kemik kırılmasına neden olması halinde kırığın hayati fonksiyonlarına etkisi bulunmadığı kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olduğuna ilişkin raporu, Uludağ Üniversitesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığının 21/06/2010 tarih 1052 sayılı, ... ...'in olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu, depresif bozukluk tanısı aldığına ilişkin raporu, Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı ve dosyadaki diğer bilgi ve belgeler esasa alınmıştır. Her ne kadar sanık aşamalardaki ifade ve savunmalarında kısmen inkar yönüne gitmiş ise de; ayrıntılı bir şekilde ortaya konulan deliller, mağdure ...'in delillerle desteklenen ve doğrulanan soruşturma aşamasında CD 'ye alınan çok açık bir şekilde samimi nitelikte beyanda bulunduğu değerlendirilen-gözlemlenen, kendi içerisinde uyum içerisinde olduğu görülen anlatımları, bu anlatımları doğrulayan tanık ... ...'in aynı nitelikteki beyanları, olay akabinde mağdurenin durumunu ortaya koyan mağdurenin ebebeyni-annesi ...'in beyanları, sanığın aşamalardaki mağdure ile üç kez para karşılığı cinsel ilişkiye girdiğine yönelik tevilli ikrarı, özellikle olay sürecinde diğer çocuk ile ilişkiye giren ...'in ve ...'nın mağdure ...'in para karşılığında ilişkiye girdiğine yönelik herhangi bir beyanda bulunmamış oluşları, mağdure ile sanık arasında daha önceye dayalı herhangi bir husumet bulunmaması, ortada iftira atılmasını gerektirir herhangi bir nedenin olmayışı, mağdurenin konumu gereğince de böyle bir olayı yaşamamış olmaları durumunda haksız bir isnatta bulunmasının beklenemeyecek oluşu, bununla birlikte olay akabinde mağdure de gerçekleşen İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 6. İhtisas Kurulunun mağdurun bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığının etkilendiğine dair tespit birlikte değerlendirildiğinde, olayın kabul şeklinde cereyan ettiğine yönelik Mahkememizde en ufak bir tereddüt yaşanmadığı, sanığın savunmasının kendisini cezadan kurtarmaya yönelik dayanaktan yoksun-soyut nitelikte olduğu değerlendirilerek itibar edilmemiştir. Mahkememizce sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nun 103/1-b maddesi delaletiyle 5237 sayılı Yasanın 103/2, 43/1,62/1, 109/2,109/3-f, 109/5, 43/1,62/1, 134/1,134/2, 62/1 maddeleri gereğince uygulama yapılmış, sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçu nedeniyle yapılan uygulamada 5237 sayılı TCK'nun 61. Maddesi gereğince teşdiden ceza uygulaması yapılmıştır; yukarıda yapılan değerlendirme ve olayın kabul ediliş biçiminde ortaya konulduğu üzere, geçen bu olayda; sanık ...'nın 15 yaşından büyük mağdure ...'i başlangıçta rızası ile metruk babasından kalan eski fabrikaya götürmüş ise de, burada içerisine mağdurenin kendisinden geçecek bir tespit edilemeyen madde koyarak alkol kullandırdığı, mağdurenin kendinden geçmesi akabinde de, mağdurenin bu şekilde direncini de kırarak normal yoldan vücuduna organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiye girdiği, mağdure çıplak iken de, cep telefonuna bu haldeki görüntüleri kaydettiği, sonraki süreçte bu kayıtları kullanarak tekrar aynı yere mağdureyi getirip tehdit etmek suretiyle aynı şekilde mağdurenin ırzına geçtiği, araya fazla zaman girmeden bu kez fabrikadan ayrılmak üzereyken cebir kullanılmak suretiyle depo gibi bir yerde mağdureyi kilitleyerek, burada sanığın mağdureye cebir kullanarak yine organ sokmak suretiyle anal yoldan ırzına geçtiği, yapılan keşifle de belirlendiği üzere mağdurenin olayla anlaşıldığı üzere bağırma imkanı olmasa da, bağırsa dahi o gün kapı ve pencerelerin kilitli olması, çevrede yardım edecek kişilerin olmayışı karşısında, sanığın, mağdure ...'in rızası olmaksızın - zorla bir suç işleme kararının icrası kapsamında, mağdure ile zorla mağdurenin vücuduna organ sokmak suretiyle birden çok kez cinsel ilişkiye girdiği ve mağdurenin vücut dokunulmazlığını ihlal ettiği, yine sanığın mağdurenin direncini ortadan kaldırarak gerçekleştirdiği eylemde, ayrıca hile ile tekrar götürdüğü metruk binada, bu binaya ait kilitli depoda cinsel maksatla mağdureyi istediği gibi hareket edebilme serbesttiğini ortadan kaldırarak zorla hürriyetinden yoksun bıraktığı, bununla birlikte sanığın birinci olay akabinde mağdurenin çıplak vücudunu cep telefonunda video kaydına alarak görüntüleyerek, mağdurenin özel hayatının gizliliğini ihlal ettiği, ayrıca özel hayatın gizliliğinin ihlal ediliş biçiminin olayımızdaki gibi mağdurenin çıplak vücudunun görüntü kayıtlarının alınması, hatta cinsel organlarının gözükmesi gereği, madde gereğince tayin edilen hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırından belirtilen miktarda uzaklaşılarak uygulama yapılması gerektiği, dolayısıyla sanığın eylemlerinde tespit edilen ceza maddelerindeki suçların unsurlarının sabit olduğu kanısına varılmıştır. Her ne kadar sanık ...'nın şantaj suçundan 5237 sayılı TCK.nun 107/2.maddesi gereğince kamu davası açılmış ise de; şantajın Cinsel İstismar suçunun unsuru olması sebebiyle bu maddeden ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. 18/06/2014 tarihli 6545 S.K.nun 59. Maddesi ile 5237 sayılı TCK nun 103/2 maddesinin değiştirilmesi karşısında; olayımızda uygulanan maddeler yönünden suç unsurları arasında her hangi bir farklılık getirilmediği, ancak 6545 Sayılı Kanunun 59. Maddesi ile yapılan değişikliklerde temel ceza maddesindeki ceza miktarının arttırıldığı, bu durum itibariyle; sanığın 6545 S.K. 'nun 59. Maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK nun 103/2 maddesi gereğince taktiren 16 yıl hapis, 43/1 maddesi gereğince 1/4 oranında arttırım yapıldığında 20 yıl hapis, 62/1 maddesi gereğince de 1/6 oranında indirim yapıldığında sanığın 16 yıl 8 ay hapis cezası alacak oluşu karşısında, aşağıda yer alan uygulama sonucu varılan ceza miktarına göre sanık lehine olan düzenlemenin 6545 S.K. 'nun 59. Maddesi ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı TCK nun 103. Maddesinde kaldığı kanısına varılarak" aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafileri ile katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın, olay tarihinde on altı yaşındaki mağdureye ait cinsel içerikli görüntülerini kaydetmesi eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen müstehcenlik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2014 tarihli ve 2010/255 Esas, 2014/418 Karar sayılı kararında sanık müdafileri ile katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafileri ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2014 tarihli ve 2010/255 Esas, 2014/418 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafileri ile katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.12.2023 tarihinde karar verildi.