Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.07.2011 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki aracı ile seyri sırasında karşı taraftan gelen plakasını alamadığı ve sürücüsünü bilmediği otomobilin kendi şeridine girdiğini görmesiyle, yolun sağına kaçtığı, yolun mucurlu olması nedeniyle frenleme yapar yapmaz yoldan çıkıp devrilmesi sonucu yaralandığını, kazaya yol açan aracın sürücüsü ve plakasının tespit edilemediğini bu nedenle zararın ... tarafından karşılanması gerektiğini belirterek fazlaya hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik dolayısıyla 500,00 TL ve geçici iş göremezlik dolayısıyla 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işlemiş yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu kaza ile ilgili olarak daha önce kuruma yapmış olduğu müracaatının incelendiğini ve kurum tarafından davacıya 29.03.2013 tarihinde toplamda 38.975,00 TL maluliyet tazminatının ödendiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını, davacı vekilinin Karayolları Trafik Kanun'un 111 inci maddesi hükmüne dayanarak işbu davayı açtığını, ancak KTK'nun 111 inci maddesi gereğince davacı tarafın imzalamış olduğu ibraname ile belirlenecek maluliyet tazminat arasında fahiş bir fark olmaması halinde ibranamenin iptalinin istenemeyeceğini, ibranamenin KTK'nun 111 inci maddesi gereğince hukuken geçerli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ile davacı arasında 21.03.2013 tarihli makbuz ibraname ile ödeme yapıldığı, davanın 11.10.2016 tarihinde açıldığı anlaşılmakla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesinin 2 inci fıkrasına göre 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili, davacı ile davalı kurum arasında her ne kadar ibraname düzenlenmiş olsa da kurumun davacının tam zararını bilmemesinden faydalanarak zararlarının fahiş miktarda altında dava konusu ibranameyi imzalattığını, davacının zararlarının altında bir miktar tazminat karşılığı davalı ile sulh olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, trafik kazalarından doğan tazminat davalarındaki zamanaşımı süreleri konusunda, suç cezayı gerektiren bir fiilden doğmuş ve ceza kanunlarında bu fiil için daha uzun bir zaman belirlenmişse, ceza zamanaşımının uygulanması öngörüldüğünden zamanaşımının 8 yıl olarak esas alınması gerektiğini, ibranamenin “yetersizlik” ve “fahişlik” nedenleri ile iptal edilebileceğini açıklayarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu kaza nedeniyle davalı tarafından davacı adına ibraname alındığı, yapılan ödeme miktarının ibranamede yazılı olduğu, ibraname tarihinin 21.03.2013 olduğu, KTK'nın 111/2 inci maddesinde yer alan 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup resen nazara alınması gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava tarihi olan 11.10.2016 tarihi itibarıyla KTK'nın 111/2 maddesinde yer alan iki yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle, mahkemece yazılı gerekçe ile açılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hak düşürücü süreye tabi davalarda ceza zamanaşımı uygulanamayacağından bu yöne değinen istinaf taleplerinin de yerinde olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,86,88,89,90 ve 111 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, taraflar arasında imzalanan ibraname tarihinden itibaren Karayolları Trafik Kanunu'nda yer alan iki yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

269,85 TL 0.H.
59,30 TL P.H.
210,55 TL Kalan