18.02.1993 doğumlu olup, kovuşturma evresinde beyanının alındığı 26.11.2013 tarihinde on beş yaşından büyük olan mağdurenin olay nedeniyle sanıktan şikayetçi olmaması karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.05.2014 tarihli ve 2013/288 Esas, 2014/160 Karar sayılı kararı ile, sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası ile altıncı fıkrası, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 13 yıl 5 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 12.02.2020 tarihli ve 2017/707 Esas, 2020/1132 Karar sayılı kararı ile, olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalardaki çelişkili ve tutarsız beyanları, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinin kanuna aykırı olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.06.2020 tarihli ve 2020/98 Esas, 2020/144 Karar sayılı kararı ile, sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.10.2020 tarihli ve 14-2020/88513 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği

Delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, sanığın cezalandırılması için yeter delilin bulunduğuna, sanığın beraatine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, "Katılan, sanık, tanık beyanları, raporlar ve tüm dosya kapsamı ve birlikte değerlendirildiğinde; katılanın kendisine yönelik işlendiği iddia edilen eylemlerin üzerinden on yıl gibi bir süre geçtikten sonra şikayetçi olması, önce babası hakkında da benzer şekilde istismar iddiasında bulunan katılanın sonra babamla ilgili iddialarımda yanılmış olabilirim, yanıldığımı tedaviden sonra anladım şeklinde beyanda bulunmuş olması, aşamalarda istikrarlı şekilde suçlamaları reddeden sanık ...'ın savunmalarının aksini ispatlar nitelikte atılı suçu işlediğine dair katılan beyanından başka kesin, somut ve inandırıcı başka bir delilin dosyada mevcut bulunmaması karşısında sanığın katılana yönelik çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği hususunda mahkememiz nezdinde şüphe oluşmuş, kuşkuya dayalı mahkumiyet kararı kurulamayacağı, şüpheden sanığın yaralanması gerektiği kanaati ile sanık hakkında katılan ...'ya yönelik cinsel istismar suçundan beraat CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçeyle sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.

A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
18.02.1993 doğumlu olup, kovuşturma evresinde beyanının alındığı 26.11.2013 tarihinde on beş yaşından büyük olan mağdurenin olay nedeniyle sanıktan şikayetçi olmaması karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle Tebliğnamede mağdure vekilinin temyiz isteminin esastan incelenmesine yönelik görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.06.2020 tarihli ve 2020/98 Esas, 2020/144 Karar sayılı kararırına yönelik mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.06.2020 tarihli ve 2020/98 Esas, 2020/144 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.12.2023 tarihinde karar verildi.