Sanık ...'un beraatine, sanık ...'un mahkûmiyetine, kaçak eşyanın müsaderesine

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Sanık ... hakkında 23.02.2013 tarihli kaçakçılık eyleminden dolayı kamu davası açıldıktan sonra, sanık ... ve kardeşi sanık ... hakkında 29.05.2013 tarihli kaçakçılık eylemi nedeniyle kamu davası açıldığı, 29.05.2013 tarihli eyleme ilişkin kamu davasının irtibat nedeniyle 18.12.2014 tarihli karar ile 23.02.2013 tarihli eyleme ilişkin dava dosyası ile birleştirildiği anlaşılmıştır.

2.Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli ve 2014/390 Esas, 2016/330 Karar sayılı kararı ile;

a) Sanık ...'un kaçakçılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

b) Sanık ...'un zincirleme kaçakçılık suçundan hapisten çevrili 6.240,00 TL ve gün karşılığı 6.240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve eşya müsaderesine karar verilmiştir.

A. Katılan ... İdaresi adına Hazine Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanık ... hakkında verilen beraat kararı ile sınırlı olup, sanık ... yönünden eksik inceleme ile beraat kararı verildiğine ve re'sen belirlenecek sebeplerle hükmün bozulmasına ilişkindir.

B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın dava konusu eşyanın kaçak olduğunu bilmediğine, sanığın marka hakkına tecavüz suçundan da ayrıca yargılanarak cezalandırılmasına karar verildiğinden sanığın kaçakçılık suçundan cezalandırılmasına karar verilmesinin içtima hükümlerine aykırı olduğuna ve re'sen belirlenecek sebeplere ilişkindir.

1. 23.02.2013 tarihli olayda; Alanya İlçesinde Turizme yönelik ticaretle uğraşan bazı şahısların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet kapsamında, menfaat temin etmek için menşei Çin ve değişik ülkelerden illegal yollarla ülkeye çeşitli markalara ait saat ve gözlük getirdikleri ve bu ürünleri Alanya İlçesine bağlı beldelerde toptan ve perakende olarak piyasaya sürdüklerine yönelik ihbar üzerine Alanya 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 23.02.2013 tarihli ve 2013/98 Değişik İş nolu adlî arama kararı uyarınca sanık ...'a ait Alanya İlçesi ... Mah. Hayate Hanım Cad. Batıyeli İşhanı No: 30 Kat: 1 D: 2 sayılı iş yeri adresinde yapılan aramada; faturasız olan ve üzerlerinde yabancı markalar bulunan toplam 8623 adet muhtelif yabancı marka gözlük ve 18646 adet saat ele geçirildiği, emekli gümrük muhafaza memuru bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; saatlerin alt kapak kısımlarında, gözlüklerin ise çerçeve kısımlarında yurt dışında üretildiklerine dair ibareler bulunduğu, dava konusu eşyanın yabancı menşeili orijinal olmayan ürünler olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.

2. 29.05.2013 tarihli olayda; Alanya İlçesinde Turizme yönelik ticaretle uğraşan bazı şahısların 5607 sayılı Kanun'a muhalefet kapsamında menfaat temin etmek için menşei Çin ve değişik ülkelerden illegal yollarla ülkeye çeşitli markalara ait saat ve gözlük getirdikleri ve bu ürünleri Alanya İlçesine bağlı beldelerde toptan ve perakende olarak piyasaya sürdüklerine yönelik ihbar üzerine kolluk görevlileri tarafından yapılan çalışmalarda sanık ...'a ait olduğu tespit edilen adresler için yapılan talep üzerine Alanya 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 28.05.2013 tarihli ve 2013/291 Değişik İş no'lu adlî arama kararı ile; ... Hanım Caddesi, No:
28-28/A sayılı iş yerine gidildiği, iş yerinin sanık ... tarafından kardeşi ...'a devredildiği tespit edilerek kapalı olan iş yerinin sanık ...
davet edilerek açtırıldığı ve iş yerinde yapılan aramada 647 adet muhtelif yabancı marka gözlük ve 246 adet saat ele geçirildiği, ...'un bulunduğu ... Mah. Hayate Hanım Cad. No: 30 Kat: 1 Daire:
1-2 sayılı adreste yapılan aramada ise 199 adet muhtelif yabancı marka gözlük ve 915 saat olmak üzere toplamda 1160 adet saat ve 846 adet gözlük yakalandığı, emekli gümrük muhafaza memuru bilirkişi tarafından düzenlenen 17.10.2014 tarihli raporda; saatlerin alt kapak kısımlarında, gözlüklerin ise çerçeve kısımlarında yurt dışında üretildiklerine dair ibareler bulunduğu, dava konusu eşyanın yabancı menşeili orijinal olmayan ürünler olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.

3.Sanık ...'un savunmasında; olay tarihinden önce ağabeyi diğer sanık ...'e ait iş yerinde yapılan adlî arama sırasında arızalı olan saat ve gözlüklere el konulmadığını, ağabeyinin de söz konusu saat ve gözlükleri emaneten bir poşet içerisinde kendisine ait iş yerine bıraktığını, iş yerinde ele geçen saat ve gözlüklerin ağabeyine ait olduğunu, kendisinin çanta ve ayakkabı satışı yapmakta olduğunu belirttiği, sanık ...'un her iki olaya ilişkin savunmalarında; dava konusu eşyaların kendisine ait olduğunu, eşyaları seyyar satıcılardan aldığını, kaçak olduklarını bilmediğini, 29.05.2013 tarihli olayda kardeşine ait iş yerinde ele geçen saat ve gözlüklerin önceki adlî aramada el konulmayan arızalı gözlük ve saatler olduğunu, bunları kardeşinin iş yerine emaneten bıraktığını belirttiği anlaşılmıştır.

A. Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmü Yönünden
Sanık ...'ın atılı kaçakçılık suçunu işlediğine dair savunmasının aksine mahkûmiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ... hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi adına Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden

1.İhbar içerikleri, ele geçen kaçak eşyaların miktarı itibarıyla ticari mahiyette olması ve sanığın yaptığı iş gereği ticaretini yaptığı saat ve gözlüklerin kaçak olduklarını bilebilecek durumda olması nedeniyle savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın üzerine atılı kaçakçılık eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre

uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

3. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'un üçüncü maddesinin beşinci fıkrasında yapılan değişiklik öncesi anılan maddede öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek;

Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı sonrası 17.10.2019 tarihinde kabul edilen 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin mahkemesince “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

4.Dava konusu eşyanın 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilirken, hüküm fıkrasında müsadere hükmüne atıf yapan 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının gösterilmemesi, nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

A. Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli ve 2014/390 Esas, 2016/330 Karar sayılı kararına yönelik olarak katılan ... İdaresi adına Hazine vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkındaki Mahkumiyet Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde (B-2-3-4) bendinde açıklanan nedenlerle Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli ve 2014/390 Esas, 2016/330 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.12.2023 tarihinde karar verildi.