Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 03.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2.Mersin 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan, beraat kararı verilmiştir.

Katılan kurum vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında mahkumiyet yerine beraat kararı verilmesine ilişkindir.

1. Olay, Milli Piyango seyyar bayiliği yapan sanığın, ikramiye isabet etmeyen kazı kazan (hemen kazan) biletlerini imha etmek yerine tekrar kazınalabilir madde ile kaplayarak satışa sunduğuna ilişkindir.

2.Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 10.05.2016 tarihli raporunda, tetkik konusu kazı kazan kartlarında yapılan tahrifatların, dikkati çekecek nitelikte olması nedeniyle aldatma kabiliyetini haiz olmadıkları belirtilmiştir.

3.Mahkemece suça konu biletler üzerinde yapılan incelemede, gözle görülür şekilde orjinal biletlerden farklı olduğu tespit edilmiştir.

4.Sanık savunmasında suçlamayı kabul etmiştir.

1.Sanığın kazı kazan (hemen-kazan) biletlerini tahrif ederek piyasaya sürmek şeklindeki eyleminin, 320 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 51 inci ve 3670 sayılı Milli Piyango Teşkiline Dair Kanunun 12 nci maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 197 nci maddesinin birinci fıkrasına aykırılık suçunu oluşturduğu, 320 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile düzenlenen kazı kazan biletlerine ilişkin cezai hükümlerin kanunlaştığı tarihte yürürlüğe gireceğinin hükme bağlandığı, ancak kanunlaşmadığı da nazara alındığında fiilin parada sahtecilik suçunu oluşturmayacağı gibi söz konusu biletlerin aldatma yeteneğinin bulunmaması nedeniyle dolandırıcılık suçunun unsurlarının da bulunmadığı anlaşılmakla; Mahkemece kurulan beraat hükmü değişik gerekçe ile ve sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunmuştur.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan kurum vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2016 tarihli kararında katılan kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.