SUÇLAR: Eziyet, yaralama

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Sanık hakkında, Anamur Cumhuriyet Başsavcılığının 28.10.2014 tarihli iddianamesiyle, mağdur ...'a yönelik eziyet suçundan, mağdur ...'a yönelik yaralama suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2.Anamur 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2016 tarihli kararıyla, sanık hakkında mağdur ...'a yönelik eylemi nedeniyle eziyet suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; mağdur ...'a yönelik eylemi nedeniyle yaralama suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

A. Sanık ...'ın temyiz isteği; delil yetersizliğine, üzerine atılı suçları işlemediğine, şikayet yokluğundan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; Aile Bakanlığının davaya katılması ve sanığın eziyet suçundan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Dava konusu olay, mağdur ... ile sanık ...'ın evli oldukları, olay tarihinde ortak çocukları olan mağdur ... ile sanık arasında çıkan tartışma sonucu, sanığın mağdurları döverek yaraladığı, olay tarihinden önce de mağdur ...'ın sanık tarafından muhtelif zamanlarda darp edildiği böylece mağdur ...'a yönelik eziyet suçunu, mağdur ...'a yönelik yaralama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

A.Sanık Hakkında Mağdur ...'a Yönelik Yaralama Eylemi Nedeniyle Kurulan Hüküm Yönünden;

1.Olay tarihinde mağdur ile babası olan sanık arasında çıkan tartışma sonucu, sanığın, mağdur ...'ı döverek basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı mağdur hakkında alınan 03.07.2014 tarihli adli muayene raporundan ve sanığın ikrara yönelik savunmasından anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçu işlediği tespit olunmuştur.

2.Hükmün esasını oluşturan ve tefhimle geçerlilik kazanan kısa kararda sanık hakkında neticeten 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği halde, gerekçeli kararda sanığın 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması hukuka aykırı bulunmuştur.

B.Sanık Hakkında Mağdur ...'a Yönelik Eziyet Eylemi Nedeniyle Kurulan Hüküm Yönünden;

1.Dosya kapsamında yer alan 03.07.2014 tarihli mağdur hakkında alınan adli muayene raporundan, sanığın olay günü mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun'un "Eziyet" başlıklı 96 ncı maddesinin birinci fıkrasında eziyet suçunun maddi unsuru, “bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştirmek” şeklinde belirtilmiş, ancak bu davranışların ne olduğu somut olarak ortaya konulmamıştır. Ancak maddenin gerekçesinde; eziyet olarak, bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunulması gerektiği belirtilmiştir.
Eziyet serbest hareketli bir suçtur. Mağdurun gerek bedensel gerek ise ruhsal yönden acı çekmesine neden olacak, mağdurda utanma, korku, acizlik ve değersizlik duygusu uyandırıp onurunu zedeleyecek hareketler eziyet kapsamındadır. Bu suç tipinde mağdur, objektif olarak aşağılayıcı ve ceza verici hareketler aracılığıyla, insan olma niteliğinin gerekli kıldığı düzeyin objektif olarak altında kalan ve kişiliğinin derhal ya da ileride gelişebilmesi için gerekli olan dengeye olarak etki edebilecek muamelelere tabi kılınmaktadır.
Eziyet teşkil eden fiiller, kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz niteliği taşıyabilirler. Ancak, bu fiiller, ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmektedir. Eziyetten söz edebilmek için, maddenin gerekçesine göre eziyet oluşturan fiillerin sistematik bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Sistematik olmaktan kastedilen, mağdura karşı yapılan birden fazla saldırının, genel bir tutum çerçevesinde gerçekleştirilen davranışların bir parçası olması ya da önceden kararlaştırılmış, organize ve düzenli bir seyir izlemesidir. Sistematik olma hali, hareketlerin eziyet suçunu oluşturup oluşturmadığını tespite yarayan kriterlerden biridir. Hareketlerin sistematik biçimde uygulanması, mağdura yönelik davranışların belli bir süreç içinde düzenli ve bir bütünlük arz eder biçimde yapılmasını gerektirir. Bu sebeple mağdura yönelik hareketler, fail tarafından bilerek ve istenerek belirli bir süreçte genel bir tutum çerçevesinde bir bütünün parçası olarak veya belirli bir plan dahilinde işlenirlerse eziyet suçu oluşur. Burada çeşitli nitelikteki hareketler objektif olarak belirli bir şiddeti içermekte, asgari düzeyde bir ağırlığa ulaşmaktadır. Hareketler bir bütün halinde objektif olarak eziyet teşkil edecek boyuta ulaştığında, başka bir deyişle asgari bir düzeyde şiddete ulaştığında suç tamamlanmış olacaktır.

3.Dosya kapsamında, sanık ...'ın evli olduğu mağdur ...'ı yaralamasına ilişkin eylemini sistematik bir şekilde gerçekleştirdiği konusunda mağdurların olay günündeki eylem dışında somut olarak eziyet niteliğinde başkaca bir fiile ilişkin birbirini doğrulayan beyanları bulunmadığı nazara alındığında, mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı ancak sanığın olay tarihindeki eyleminin eşe karşı yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek sanık hakkında yaralama suçu yerine yazılı şekilde eziyet suçundan mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Anamur 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.