Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usûl hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.08.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Afyonkarahisar 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 16.06.2016 tarihli, 2015/475 Esas, 2016/436 Karar sayılı kararı ile sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan, etkin pişmanlık hükümleri de uygulanmak suretiyle, 1 yıl hapis ve 1 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
Atılı suçun yasal unsurları oluşmamasına rağmen, hukuki bir işlem yapmış olan sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
1. Dava konusu olay, sanığın yetkilisi olduğu şirketten aranan müştekiye "Kartına para yatırılacağı" söylenerek kart bilgilerinin alındığı ve akabinde kartından 359,00 TL harcama yapıldığı iddiasına ilişkindir.
2. Müştekiye ait Yapı Kredi Bankası 4506 **** **** 7266 numaralı kredi kartından, ... Danışmanlık Trend mağazacılıktan, mail order yöntemi ile 359,00 TL harcama yapıldığına dair hesap özeti dökümü ve yazı cevapları dosyada mevcuttur.
3. Müştekiyi arayan 0212 *** ** 78 nolu hattın sanığın yetkilisi olduğu şirket adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
A. Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Dosyadaki olgular ve müştekinin istikrarlı beyanları birlikte değerlendirildiğinde; sanık yetkilisi olduğu şirket adına kayıtlı olduğu belirlenen 0212 *** ** 78 numaralı hattan aranan müştekiye, ""Kartına para yatırılacağı" söylenerek kart bilgilerinin istenildiği, bunun üzerine müştekinin kartına iade yapılacağı düşüncesi ile Yapı Kredi Bankası 4506 **** **** 7266 numaralı kredi kart bilgilerini verdiği, akabinde kartından ... Danışmanlık Trend mağazacılıktan, mail order yöntemi ile 359,00 TL harcama yapıldığı sabittir.
Sanık her ne kadar savunmasında "Danışmanlık hizmeti verdiklerini, müşterinin onayı olmadan işlem yaptıklarını " beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de, çağrı merkezi adı altında kurulan bir çok şirketin, şahıslar ile "Hediye kontör veya para puan kazandınız ya da kredi kart aidatı, sigorta masraf aidatı iadesi yapılacağı" gibi farklı sebeplerle iletişime geçerek, kişilerin iradelerini fesada uğratmak suretiyle kredi kart bilgilerini ve telefonlarına gelen 3D güvenlik şifrelerini edindikleri, daha sonra bu bilgiler ve şifreyi kullanarak karttan mail order yöntemi ile rıza dışı harcama yaptıkları, işlemleri genelde şifre ile yaparak ve harcama sonrası şahıslara küçük teknolojik ürünler, ASİST kart veya bir kısım belgelerin yer aldığı kargolar göndererek, yapılan işlemi yasal bir hizmet paket satışı şeklinde gösterdikleri, oysa ki mağdurlardan bilgilerin ve şifrelerin ele geçiriliş biçimi hileye dayandığından gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemeyeceği, nitekim UYAP entegrasyon ekranından, sanığın benzer eylemleri nedeni ile açılmış derdest ve kesinleşmiş dava dosyaları incelendiğinde, sanığın yetkilisi olduğu şirketinde bu şekilde faaliyet sürdürdüğü, bu bağlamda sanığın eyleminin sabit olduğu, yine aramanın sanığın şirketinde çalışan ve onun emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği kuşkusuz olan bir personel tarafından gerçekleştirilmesinin de sanığın cezai sorumluluğu açısından önem arz etmediği anlaşılmakla, mahkemenin sübuta ve suçun vasfına ilişkin kabulünde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Diğer Yönlerden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1. Sanık müdafiinin 14.12.2015 tarihli savunma dilekçesinde lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmiş olması karşısında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50 nci, 51 inci ve 62 nci maddelerinin, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki etkileri, tekrar suç işlemekten çekineceği yönünde kanaat oluşturması gibi hususlar gözetilerek uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, UYAP üzerinden temin edilen adli sicil kaydına göre suç tarihi itibariyle sabıkası olmayan ve hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını talep eden sanık hakkında, takdiri indirim, cezanın ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesi maddelerinin uygulanmamasının denetime olanak verecek şekilde gerekçelendirilmemesi,
2. Suça konu harcamayı yapan şirketin, bankaya 07.04.2015 'de iade talebinde bulunduğuna dair dilekçe sunmasına rağmen, sanık müdafii tarafından iade edilen bedellere dair sunulan makbuzlar içerisinde müştekinin adının yer almaması ve müştekinin de "Zararının giderilmediğini" belirtmesi karşısında, sanığa zararı giderdiğine dair banka dekontu ya da belgeyi sunması için süre verilmek ve gerektiğinde müşteki ve ilgili banka temsilcisi usulüne uygun olarak duruşmaya davet edilerek bu yönde beyanları alınmak suretiyle, tespit edilecek sonuca göre sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi
3. Kararda, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar gösterilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Hususları hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, Afyonkarahisar 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 16.06.2016 tarihli, 2015/475 Esas, 2016/436 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.