HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.06.2015 tarihli iddianamesi ile sanıkların, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek suçlarından cezalandırılmaları talep olunmuştur.
2. İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli, 2015/275 Esas, 2016/329 Karar sayılı kararı ile sanıkların, eylemlerinin kül halindde başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu oluşturduğundan, etkin pişmanlık hükümleri de uygulanmak suretiyle, 10 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 10 ay süreli hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresine tabi olmalarına karar verilmiştir.
A. Sanık ... Müdafinin Temyiz Sebepleri,
1. Sanık hakkında aynı eylem nedeni ile dolandırıcılık suçundan takipsizlik kararı verilmesine rağmen, yeniden dava açılarak hüküm kurulmasının,
2. Sanığın atılı suçu işlememesine ve suçun yasal unsurlarının oluşmamasına rağmen, eksik araştırma ile mahkumiyet kararı verilmesinin,
Hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık ... Müdafinin Temyiz Sebepleri,
Sanığın atılı suçu işlememesine ve suçun yasal unsurlarının oluşmamasına rağmen, eksik araştırma ile mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
1. Dava konusu olay, 0212 *** ** 11 numaralı hattan aranan katılana "Sigorta prim borcu olduğu, şimdi öderse 299 TL, ödemezse 750 TL olacağı" söylenerek, kart bilgilerinin alındığı ve akabinde kartından 299,00 TL para çekildiği iddiasına ilişkindir.
2. Katılana ait Halk Bankası 4920 **** *** 3401 numaralı kredi kartından, olay tarihinde, ... Yol Yardım Turizm ve San. Ticaret A.Ş. isimli iş yerinden, mail order yöntemi ile, 3D şifre kullanılarak 299,00 TL harcama yapıldığına dair hesap özeti dökümü ve banka yazıları dosyada mevcuttur.
3. .... Noterliği tarafından tanzim olunan 31.01.2014 gün ve 02309 sayılı imza sirküleri ile suç tarihinde harcama yapılan ... isimli anonim şirketinin yetkilisinin sanık ... olduğu belirlenmiştir.
4. Katılanın zararının PTT kanalı ile 10.04.2015 tarihinde geri ödendiğine dair makbuz dosyaya sunulmuştur.
5. Sanık hakkında aynı eylem nedeni ile 04.06.2015 de, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2015/46982 numaralı karar ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğine ancak kararın onaylanmadan, Başsavcılık tarafından sistem üzerinden eksik araştırma nedeni ile iade edildiğine dair sitem çıktısı dosyada mevcuttur.
6. Sanık ...'ın karardan sonra 11.12.2020 tarihinde vefat ettiği UYAP üzerinden edinilen nüfus kayıt örneği ile belirlenmiştir.
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Sanığın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 11.02.2020 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1. Sanık Hakkında Açılan Davanın Usule Aykırı Olduğuna İlişkin,
Sanık hakkında aynı eylem nedeni ile 04.06.2015 de, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2015/46982 numaralı karar ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; kararın
onaylanmadan, Başsavcılık tarafından sistem üzerinden eksik araştırma nedeni ile iade edildiği ve bunun üzerine yapılan araştırma neticesinde, atılı suçtan 19.06.2015 tarihli iddianame düzenlenmiştir.
2. Sübuta İlişkin
Dosyadaki olgular ve katılanın istikrarlı beyanları birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinde, 0212 *** ** 11 numaralı hattan aranan katılana "Sigorta prim borcu olduğu, şimdi öderse 299 TL, ödemezse 750 TL olacağı" söylenerek, Halk Bankası 4920 **** *** 3401 numaralı kredi kartı ve telefonuna gelen şifrenin öğrenildiği, akabinde bu bilgiler kullanılarak, sanık ...'ın yetkilisi olduğu ... Yol Yardım Turizm ve San. Ticaret A.Ş. isimli iş yerinden, mail order yöntemi ile, 3D şifre kullanılarak 299,00 TL harcama yapıldığı sabittir.
Sanık ... her ne kadar savunmasında "Asistanlık hizmeti verdiklerini ancak olay tarihinde yetkili olmadığını" beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de, .... Noterliği tarafından tanzim olunan 31.01.2014 gün ve 02309 sayılı imza sirküleri ile suç tarihinde ... isimli anonim şirketinin yetkilisinin sanık ... olduğunun belirlendiği, ayrıca çağrı merkezi veya danışmanlık şirketi adı altında kurulan bir çok şirketin, şahıslar ile "Hediye kontör veya para puan kazandınız ya da kredi kart aidatı, sigorta masraf aidatı iadesi yapılacağı" gibi farklı sebeplerle iletişime geçerek, kişilerin iradelerini fesada uğratmak suretiyle kredi kart bilgilerini ve telefonlarına gelen 3D güvenlik şifrelerini edindikleri, daha sonra bu bilgiler ve şifreyi kullanarak karttan mail order yöntemi ile rıza dışı harcama yaptıkları, işlemleri genelde şifre ile yaparak ve harcama sonrası şahıslara küçük teknolojik ürünler, ASİST kart veya bir kısım belgelerin yer aldığı kargolar göndererek, yapılan işlemi yasal bir hizmet paket satışı şeklinde gösterdikleri, oysa ki mağdurlardan bilgilerin ve şifrelerin ele geçiriliş biçimi hileye dayandığından gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemeyeceği, nitekim UYAP entegrasyon ekranından, sanığın benzer eylemleri nedeni ile açılmış derdest ve kesinleşmiş dava dosyaları incelendiğinde, bahsettikleri şirketin bu şekilde faaliyet sürdürdüğü, bu bağlamda eylemin sabit olduğu anlaşılmakla, mahkemenin sübuta ve suçun vasfına ilişkin kabulünde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Diğer Yönlerden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli, 2015/275 Esas, 2016/329 Karar sayılı sayılı kararında sanık ... müdafiinin tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz taleplerinin ayrı ayrı reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17/05/2016 tarihli, 2015/275 E. 2016/329 Karar sayılı kararına yönelik, sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.