İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2020 tarihli ve 2019/156 Esas, 2020/105 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.11.2020 tarihli ve 2020/1444 Esas, 2020/2063 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanık lehine meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması ile haksız tahrik indiriminin azami hadden uygulanması gerektiğine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Olay tarihinde onsekiz yaşından küçük olan katılanın Uludağ lokantası adlı işyerinde aşçı olarak çalıştığı, sanığın da aynı lokantada zaman zaman garsonluk yaptığı, olay günü çorbanın servise çıkmaması nedeniyle aralarında yaşanan tartışma sırasında katılanla sanığın birbirlerini ittirdikleri, devamında katılanın, sanığa bıçak çekip küfür ettiği, diğer çalışanların araya girerek tarafları ayırmaları akabinde katılan ile sanığın işlerine devam ettikleri ancak aralarındaki gerginliğin devam ettiği, bunun üzerine sanığın lokantanın yanındaki küçük dükkandan çakı satın alıp, katılanı işyeri çıkışında beklediği, katılanın işyerinden çıkması üzerine kaldırımda yürüyen katılanın arkasından giderek elinde bulunan bıçakla göğüs, batın, kalça ve uyluk kısmından ... tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaralayıp kaçtığı, sanığın eyleminin nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu kabul edilerek buna uygun uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.

2. Sanık savunmaları, katılanın beyanları, tanık anlatımları, katılan hakkında ... Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 11.03.2019 tarihli adlî muayene raporu, uzmanlık raporu, kamera kayıtları, nüfus ve adli sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamış ancak; haksız tahrik indiriminin makul düzeyde uygulanması yerine yarı oranda uygulanması suretiyle eksik ceza tayininin aleyhe istinaf bulunmadığından eleştirildiği anlaşılmıştır.

1.Dosya kapsamına göre, sanığın, katılanı bıçakla batını geçerek karaciğer lezyonuna yol açacak ve ... tehlike geçirecek şekilde yaraladığı anlaşılan olayda; sanık hakkında teşebbüs nedeniyle 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35 ... maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek alt ve üst sınırlar arasında makul bir cezayla cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 15 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani Esas No
kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, taraflar arasındaki saldırı ve savunma arasında orantı bulunmaması nedeniyle sanık lehine meşru savunma ve sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, katılandan sanığa yönelen eylemin ulaştığı boyut nazara alındığında sanık lehine haksız tahrik indirimi uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde eleştiri nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.11.2020 tarihli ve 2020/1444 Esas, 2020/2063 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.03.2024 tarihinde karar verildi.