Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Yargılama sırasında kendini vekil ile temsil etmeyen katılana 02/10/2012 tarihinde tebliğ olunan hükmün hükümden sonra tayin ettiği vekili tarafından CMUK'nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra ve 21/10/2013 günlü dilekçe ile temyiz etmiş olduğu anlaşılmakla temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Ankara Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın Ankara 3. Çocuk Mahkemesinin 2007/439 Esas sayılı dava dosyasında katılanın oğlu olan Menderes Ak'a 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca zorunlu müdafii olarak atandığı, birçok duruşmayı takip ettiği ve 02/03/2009 tarihli celseye Menderes ile birlikte katıldığı, Menderes'in mahkumiyetine ilişkin 06/10/2009 tarihli kararın yüzüne karşı tefhim edilmesine rağmen süresi içinde temyiz talebinde bulunmayarak kararın kesinleşmesine neden olduğunun anlaşılması karşısında, atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği halde yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde beraatine hükmolunması,
Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.