SAYISI: İHK-2022/16394

SAYISI: K-2022/783

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.01.2014 tarihinde davacı yayaya plaka ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, bu yaralanma nedeniyle doğan zararının giderilmesi için davalı kuruma başvurulduğunu ancak davalı kurumca başvuruya olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek, oluşan zararlarının tazmini için açtığı belirsiz alacak davası ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, bu talebini 17.12.2021 tarihinde 120.952,47 TL' ye artırmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; sürücüsü ve plakası tespit edilmeyen aracın varlığının somut deliller ile ispat edilmesi gerektiğini, maluliyet raporu yürürlükteki Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğinden yeniden rapor alınması gerektiğini, kusur ve tazminat uzmanından rapor alınması gerektiğini, geçici bakıcı ve geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, ...'nın sorumluluğunun kusur ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, komisyona başvuru tarihinden itibaren araç ticari araç olmadığından yasal faiz ile talepte bulunulabileceğini, başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne ve 120.952,47 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 27.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; sunulan maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, hesaplamanın 01.06.2015 tarihli Genel Şartlara uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, kazaya plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün neden olduğuna ilişkin somut deliller olmaksızın tazminat hükmü kurulmasının hatalı olduğunu, kusur raporunun denetime elverişli olmadığını, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek kararın kaldırılmasını telep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, tazminat hesabında kullanılan yöntemin Yargıtay içtihatlarına uygun bulunduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti' nce alınan raporun denetime elverişli, Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, vekalet ücretinin belirlenmesinde hata bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; yetkili sağlık kuruluşundan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun alınmış rapor ile başvuru yapılmadığını, sunulan raporun hükme esas alınamayacağını, teknik faiz ile hesap yapılması gerektiğini, kazaya plakası tespit edilemeyen aracın neden olduğuna ilişkin somut delil bulunmadığını, kusur raporunun denetime elverişsiz olduğunu, kusur konusunda uzman bilirkişi raporu alınması ve kusurun kesin olarak belirlenmesi gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik' in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre davalı vekilinin aşağıda yer alan bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’ nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3 numaralı bendinde yer alan "15.440,48 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine

04.03.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Davacının maluliyeti ile sonuçlanan kazaya meçhul aracın sebep olması ve olay yerini terki nedeniyle kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından alınan 25.11.2021 tarihli bilirkişi raporu gereği meçhul aracın % 80 kusurlu olduğu kabul edilerek hesaplanan tazminata karar verildiği, davalı vekilinin kusuru da içeren itirazlarının İtiraz Hakem Heyeti tarafından reddedildiği, sayın çoğunluk tarafından kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına karar verildiği görülmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 157 nci maddesinde 12 bent halinde asli kusur sayılan sürücü kusurlarının neler olduğu sayılmış olup, bu bentler arasında "araç hızını yol durumuna uydurmama" ve "kazayı yetkili mercilere bildirmeme" şeklindeki kural ihlalleri sayılmamıştır. Hakem Heyetinin kararına esas aldığı 25.11.2021 tarihli makine mühendisi bilirkişi raporunda, davacının taşıt yolunda kontrolsüz yürümesi nedeniyle (KTK 68/1-a-2 maddesi gereği) % 20 oranında, meçhul aracın ise araç hızını yol durumuna uydurmaması nedeniyle (KTK 52/b maddesi gereği) % 80 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Ancak, öncelikli kullanım hakkı araçlara ait olan yolda kontrolsüz ve dikkatsiz bir şekilde hareket eden davacının bu eyleminin kazanın ana etkeni olduğu, araç hızını ayarlamayan sürücünün eyleminin ise kazada ikinci derecede etkili olduğu dikkate alınmadığından rapor yeterli değildir.
Açıklanan nedenlerle; 2918 sayılı KTK ve Karayolları Trafik Yönetmeliğindeki araç sürücülerine ilişkin asli kusur halleri ile yayaların taşıt yolunu kullanımındaki yükümlülüklere dair düzenlemeler de dikkate alınarak, oluşa uygun biçimde kusur oranlarının belirlenmesi için aynı bilirkişiden ek rapor ya da başka bir uzman bilirkişiden rapor alınıp kusur oranlarının belirlenmesi yönünde kararın davalı yararına bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddine dair (1 numaralı bentteki) kararına katılmıyorum.