Sanık tarafından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen 15 günlük kanunî temyiz süresi geçtikten sonra sunulan temyiz dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, katılan ... vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 27.11.2017 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (f) bendi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.06.2018 tarihli 2017/1042 Esas, 2018/215 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında atılı suçtan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.

3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, katılan mağdur vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açarak verdiği 23.02.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 62 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Katılan ... vekilinin temyiz istemi; üst hadden ceza verilmesi, indirim maddesinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

1. Dava konusu olay, Şanlıurfa'da ikamet eden sanık ile Nevşehir'de ikamet eden 13 yaşındaki mağdurun olay tarihinden birkaç hafta önce internet üzerinden tanıştıkları, aralarında gönül ilişkisi olduğu, sanığın mağdurun yaşını bilmesine rağmen kendisi ile evlenmek istediğini söyleyerek birlikte kaçmak üzere Nevşehir'e geldiği, otogarda buluştuktan sonra bindikleri yolcu otobüsünün Konya'da jandarma ekipleri tarafından kontrol amaçlı durdurulduğu, kimlik kontrolünde taraflar arasında akrabalık bağının bulunmadığı görülerek ailesine telefon ile haber verilmesi üzerine mağdurun ailesine teslim edildiğine ilişkindir.

2. Sanık ilk ifadesinde, mağdurun 14 yaşında olduğunu bildiğini ve evlenmeye ikna etmek için 4.000,00 TL maaşının, evinin olduğunu ve evlenmeleri durumunda kendisini çalıştırmayacağını söylediğini beyan etmiştir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Katılan beyanları, sanığın ikrarı, tahkikat evrakları dikkate alındığında sanığın üzerine atılı suçu işlediği yönünde kanaat oluştuğundan cezalandırılmasına, sanığa verilen hapis cezasının süresi, daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı mahkum edilmemiş olması, yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmakla sanığa verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın cebir, tehdit ya da hile olmaksızın 15 yaşından küçük olması nedeniyle rızası geçersiz olan mağdurla buluşup, otobüsle İstanbul'a gitmek üzere yola çıktıkları, bu şekilde mağdur üzerinde sanığın hakimiyet sağladığı halde, bir süre eylem devam ettikten sonra jandarma kontrolünde yakalanmaları karşısında sanığın sabit olan eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrasına uyduğu, suçun genel işleniş biçiminden farklılık arz eden yönleri bulunmadığından temel ceza belirlenirken asgari hadden takdir edilerek mağdurun çocuk olması ve sanığın cinsel amaçla eylemini icra etmesi nedeniyle aynı Kanunun 3 üncü fıkrasının (f) bendi ve 5 inci maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.

A. Sanığın temyiz isteğine yönelik;
Sanığın 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen 15 günlük kanunî temyiz süresi geçtikten sonra 03.06.2022 tarihinde sunduğu temyiz dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Katılan vekilinin temyiz isteğine yönelik;

1. Suç tarihi itibariyle 15 yaşından küçük olup atılı suç bakımından rızasına itibar edilmeyen mağdurun, sanık ile arasında gönül ilişkisi olduğu ve suç tarihinde evlenmek amacıyla sanıkla gittiği anlaşılmıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

1. Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklandığı üzere, sanığın yokluğunda verilip 09.05.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 03.06.2022 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2. Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 23.02.2022 tarihli 2019/740 Esas, 2022/247 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2024 tarihinde karar verildi.