Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 06.03.2009 tarihli iddianamesiyle parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır.
2.Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2009 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3. Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar sonucu açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanarak Denizli 3. Ağır Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz istemi; uzlaştırma kapsamında kalan suç nedeniyle ilgili hükmün açıklanmasının hukuka aykırı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
1.Dava konusu olay, piyasaya sahte para sürmek konusunda fikir ve eylem birliği içerisinde bulunan sanık ... ve beraberindeki temyiz dışı sanıklar ... ve Seçil Soysal’ın ellerinde bulunan sahte paraları tedavüle sürebilmek amacı ile yolcu minibüsüne bindiği ve yol ücretini sahte paralar ile ödeyerek para üstü olarak gerçek paraları almaya çalıştığı, ancak yolcu minibüsü şoförünün durumu fark edip olayı ihbar etmesi üzerine aracın durdurulup yapılan arama sonrasında sanık ...’ın üzerinden suça konu 2 adet sahte 50 TL banknot ve yine sanık ... ve beraberindekilerin oturduğu koltuğun arkasında suça konu sahte 1 adet 100 TL banknotun elde edildiği, bu haliyle sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkindir.
2. Dava dosyası kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti ... Sahte Banknot İnceleme ve Değerlendirme Raporu, muhafaza altına alma, tespit ve ihbar tutanakları mevcuttur.
A. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kapsamında denetim süresi içinde sanığın kasten bir suç işlediği ve bu sebeple 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrasına göre hükmün açıklanması gerektiğine dair ihbara gerekçe olarak gösterilen suçların hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve bu maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, ihbara konu suçlara ilişkin mahkemesince uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının araştırılarak sonucuna göre açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle ilgili hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre de;
B. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanunun 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, 2.000,00 TL adli para cezası yerine 80,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünün (A) v (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2013 ve 2013/35 Esas, 2013/133 Karar sayılı kararına yönelik sanık tarafından ileri sürülen temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2024 tarihinde karar verildi.