Mahkumiyet
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2021 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında parada sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve suç işlemede kullanılan ve mili ziynet altınlarının taklidi olduğu anlaşılan altınların ve bu altınların basımında kullanılan tüm kalıp ve makinelerin, müsaderesine, gereği için Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğüne gönderilmesine ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
3. İlgili kararın, o yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2022/521 Esas ve 2022/1509 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen hüküm kaldırılmış ve sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 6 yıl 8 ay hapis cezası ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın suça konu altınların ayarlarının düşük olduğunu bilmediğine, sanığın temyiz dışı diğer sanıklar ile eylem birliği içinde hareket etmediğine, ele geçirilen altınların sahte olmadığına, ayarlarının düşük olduğuna, bu altınlar henüz piyasaya sürülmediği için kamu güvenliğini tehdit eden bir durumun mevcut olmadığına, müsadere kararının mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
1. Sanık ... ve temyiz dışı sanık ..'ın paraya eşit sayılan değerlerde sahtecilik suçunu işlediği yönünde kuvvetli şüphe bulunması üzerine haklarında iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması ve teknik araçlarla izlenmelerine dair kararlar alındığı; kuyumculuk yapan temyiz dışı sanık ... ve sanık ...'in piyasadan yüklü miktarda has altın topladıkları ve 07.08.2021 günü bu altınları yanlarına alarak Kahramanmaraş'a götürdükleri; Kahramanmaraş ilinde bir araya geldikleri ve temyiz dışı sanıklar ... ve Hamza'nın atölye olarak kullandığı iş yerinde has altınlardan ayarı düşük milli ziynet altınları bastıkları, sahte basılan altınların sanık ...'in üstünde yakalandığı ve sanığın bu suretle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Temyiz dışı sanık ...'e ait atölyede ve evinde gerçekleştirilen aramalarda sahte yabancı madeni para, ayarı düşürülmüş milli ziynet altınları, sahte altın basımında kullanılabilecek kalıplar ve makineler ele geçirilmiştir.
3. Dava dosyası kapsamında, arama ve el koyma tutanakları, sanık ...'e ilişkin iletişimin tespiti dinlenilmesi ve kayda alınması kararı, sanık ...'e ilişkin teknik araçla izleme kararı, bu kararlar kapsamında elde edilen kamera kayıtlarının dökümüne ilişkin tutanaklar ve dinlenen telefon görüşmelerine ilişkin tutanaklar, ele geçirilen milli ziynet altınlarının düşük ayarlı olduğunu ve Darphane basımı olmadığını, iğfal kabiliyetinin bulunduğunu gösterir Darphane Ayar Evi, Ayar Raporu, ele geçirilen altın ve madeni para kalıplarının sahte olduğu ve bu kalıplarla basılacak ürünlerin iğfal kabiliyetinin bulunduğuna dair Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü Laboratuvarı Raporu mevcuttur.
Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmiş ise de hükümde "Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar Sayılı iptal kararının gözetilmesine" ibaresinin yer almadığı anlaşılmakla bu hususun infaz aşamasında resen gözetilmesi mümkün görülmesi nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.
1.Bölge Adliye Mahkemesinin kararında dayanak olarak gösterilen gerekçeler; özellikle dava dosyası içerisinde bulunan fiziki takip tutanakları, sanık ... hakkındaki dinleme tutanakları, ele geçirilen altınlar ve bu altınlara ilişkin düzenlenmiş olan Darphane ve Damga Genel Müdürlüğü raporları ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanık ... ile temyiz dışı sanıkların paraya eşit sayılan değerlerde sahtecilik suçunu fikir ve eylem birliği içerisinde işlediklerine dair mahkeme kabulünün yerinde olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görülmemiş, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Ağır Ceza Mahkemesinin gerekçeli kararında sanıkların işledikleri suçlarda kullandıkları anlaşılan, aynı zamanda imali, bulundurulması ve piyasaya sürülmesi suç teşkil eden tüm eşyaların müsaderesine karar verdiğini belirtmek suretiyle suça konu ayarı düşürülmüş milli servet altınlarını, bu altınların yapımında kullanılabilir olduğu Darphane ve Damga Genel Müdürlüğü raporlarıyla da sabit gösterilen eşyaların müsaderesine karar verildiğinin belirtildiği, konusu suç teşkil etmeyen altınların sahiplerine iade edilmiş olduğu dava dosyası içeriğinde yer alan tutanaklardan da anlaşılmış olmakla, sanık müdafiinin müsadere kararının mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiğine ve orantısız olduğuna ilişkin temyiz talepleri reddedilmiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile suça konu altın miktarı göz önünde bulundurularak sanık hakkındaki temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edildiğinin belirtilmesi suretiyle yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, vicdanî kanının dava dosyası içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2022/521 Esas ve 2022/1509 Karar sayılı kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2024 tarihinde karar verildi.