SAYISI: 2022/İHK-11434

SAYISI: K-2021/186342

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.05.2020 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası bulunmayan araç ile başka bir aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile talebini 116.186,12 TL’ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tahkim başvurusu öncesinde davalıya sunduğu maluliyet raporunun usulüne uygun hazırlanmadığını, bu nedenle yeni bir rapor alınması için davalı tarafından Edremit Devlet Hastanesi’ne davacı adına sevk yazısı yazıldığını, davacının bu hastaneye başvuru yapıp yeni bir rapor almadan tahkim başvurusunda bulunduğunu, davacının hakem hastaneye başvuru yapmadan tahkim yoluna gittiğini, başvuru şartı eksikliği nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu alınması, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ceza soruşturma dosyasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 14.01.2021 tarihli kusur raporuna göre kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının yolcu konumunda olduğu, davacının dosyaya sunduğu raporda belirlenen % 16 maluliyet oranı, % 100 kusur oranı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre aktüer bilirkişi tarafından tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle, başvurunun kabulü ile 116.186,12 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 02.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının tahkim başvurusu öncesinde davalıya sunduğu maluliyet raporunun usulüne uygun hazırlanmadığını, bu nedenle yeni bir rapor alınması için davalı tarafından Edremit Devlet Hastanesine davacı adına sevk yazısı yazıldığını, davacının bu hastaneye başvuru yapıp yeni bir rapor almadan tahkim başvurusunda bulunduğunu, davacının hakem hastaneye başvuru yapmadan tahkim yoluna gittiğini, başvuru şartı eksikliği nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, meydana gelen çift taraflı trafik kazasında her iki aracın sürücüsünün de kusurlu olduğunu, meydana gelen zararın tamamından davalının sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından davacıya yapılan rücuya tabi bir ödeme olup olmadığının araştırılması, ödeme varsa tazminat hesabında dikkate alınması, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,65 teknik faize göre yapılması, davacının alkollü sürücünün aracında sürücünün alkollü olduğunu bilerek seyahat etmesi ve davacının kaza esnasında emniyet kemeri takmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması, hatır taşıması indirimi yapılması, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının tahkimden önce davalıya yaptığı başvurusunda tazminatı belirlemeye elverişli tüm belgeleri davalıya teslim ettiği, dava ön şartının sağlandığı, maluliyet raporunun tedavi belgeleri incelenerek ve kaza ile illiyet bağı kurularak kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre usulünce hazırlandığı, ceza soruşturma dosyasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 14.01.2021 tarihli kusur raporuna göre kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının yolcu konumunda olduğu, % 100 kusur oranı üzerinden hüküm kurulmasının isabetli olduğu, kazanın iş kazası niteliğinde olmadığı, SGK tarafından davacıya ödeme yapıldığına dair bilgi ve belge bulunmadığı, tazminat hesabının progresif rant yöntemine göre yapılmasının doğru olduğu, davacı lehine tam oranda nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, davacının kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmadığına ilişkin delil bulunmadığı, ancak davacı ile sigortasız aracın sürücüsünün arkadaş olduğu, kaza öncesinde birlikte alkol aldıkları, sürücünün kaza esnasında 2,98 promil alkollü olduğu, bu nedenle % 20 oranında hatır taşıması indirimi ile alkollü sürücünün aracına bilerek binme sebebiyle % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulü ile 74.359,12 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 02.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, davacı lehine 10.466,69 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının tahkim başvurusu öncesinde davalıya sunduğu maluliyet raporunun usulüne uygun hazırlanmadığını, bu nedenle yeni bir rapor alınması için davalı tarafından Edremit Devlet Hastanesine davacı adına sevk yazısı yazıldığını, davacının bu hastaneye başvuru yapıp yeni bir rapor almadan tahkim başvurusunda bulunduğunu, davacının hakem hastaneye başvuru yapmadan tahkim yoluna gittiğini, başvuru şartı eksikliği nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, meydana gelen çift taraflı trafik kazasında her iki aracın sürücüsünün de kusurlu olduğunu, meydana gelen zararın tamamından davalının sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, SGK tarafından davacıya yapılan rücuya tabi bir ödeme olup olmadığının araştırılması, ödeme varsa tazminat hesabında dikkate alınması, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,65 teknik faize göre yapılması, davacının kaza esnasında emniyet kemeri takılı olmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; müterafik kusur indirimi ile hatır taşıması indirimi yapılmasının doğru olmadığını, davalının davacının meydana gelen kazada müterafik kusurlu ve olayda hatır taşıması olduğunu ispat edemediğini, bu hususta hiçbir belge sunmadığını belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında, bu araçta yolcu konumunda olan davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51,52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,87,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan maluliyet raporunun davacının solunum testleri yapılmak suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre usulünce hazırlandığı, kusur oranının doğru şekilde tespit edildiği, davacının yolcu konumunda bulunduğu, % 100 kusura ve progresif rant yöntemine göre yapılan tazminat hesabının isabetli olduğu, kazanın iş kazası niteliğinde olmadığı, davacının hatır için taşındığı, davacının kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmadığına dair delil bulunmadığı, ancak davacının alkollü sürücünün aracında sürücünün alkollü olduğunu bilerek seyahat ettiği, bu nedenle müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmasının usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;

5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının 6.4 üncü bendinde yer alan "10.466,69 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.