Esastan ret

SAYISI: 2009/323 E., 2019/177 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin dava dışı Alman Bavaria Yachtbau ... isimli şirket ile 26.06.2007 tarihinde imzaladığı acente sözleşmesi çerçevesinde, Bavaria markalı yelkenli gemilerin satışı ile garanti, tamirat ve bakım gibi satış sonrası hizmetlerini yaptığını, söz konusu acente sözleşmesine davacı şirketin yanı sıra karşı yanın da satıcı sıfatıyla imza attığını, davalının, imzalanan acente sözleşmesi çerçevesinde müvekkili şirket tarafından Çeşme'de satılacak yelkenli gemilerin Almanya'dan siparişini verdiğini, davalı ile yapılan anlaşma ve hesaplama gereği gerçekleşen satışlardan hesaplanan kar payı ve satış sonrası verilen garanti, tamirat, bakım ve diğer hizmetler nedeniyle davacının, davalıdan toplam 187.878,22 euro alacağının bulunduğunu iddia ederek, belirtilen bu alacağın davalıdan tahsiline, aynen tahsilinin mümkün olmaması halinde fiili ödeme günündeki ... döviz satış ... üzerinden hesaplanacak TL karşılığı tazminatın tahsiline, dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi (a) bendi uyarınca faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının, iddiasını ispatlayacak hiç bir delil sunamadığını, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, ancak karşılıklı olarak alacak ve borçların hesap dökümleri şeklinde gönderildiğini, çok eski tarihli ve neyi ispatladığı anlaşılamayan faturalar, e-mail çıktıları ve tablolar ile iş bu davada talep edilen alacağın varlığının ispatlanamayacağını, davacının hayali bir bilanço çıkardığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, davacının alacağını ispatlamak üzere, herhangi bir sözleşme veya ödeme belgesi sunamadığı, verilen kesin süre içinde de ticari defter ve iddia edilen alacağa ilişkin belgelerin ibraz edilmediği, davacının iddiası doğrultusunda dava dışı Almanya merkezli Bavaria Yachtbau ... isimli şirket defterlerinin incelenmesi talebinin ise yanlar arasında mevcut olduğu iddia edilen sözleşmeye ilişkin olarak delil niteliğinde değerlendirilemeyeceği, soyut iddiaya dayalı olarak dava dışı şirketin defterlerinin incelenmesi talebinde bulunulamayacağı, davacının ispat külfetini yerine getiremememesi nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusunun mahkemece anlaşılamadığını, davalının, davacı şirket ile halen Almanya'da ticari faaliyetlerini sürdüren dava dışı Bavaria Yachtbau ... unvanlı şirket arasında evvelce bağıtlanmış olan acentelik sözleşmesine imza koyduğunu, dava dışı şirket tarafından üretilecek yatlar için müvekkili tarafından verilecek siparişleri almak, üretilen ve ülkemizdeki sahiplerine teslim edilen yatların davacı tarafından yapılacak onarım ve bakım hizmetleri ile ilgili bilgileri dava dışı üretici şirkete bildirmek, müvekkili şirket tarafından verilen sipariş miktarı üzerinden hesaplanacak kâr payları ile yine müvekkili şirket tarafından verilecek bakım ve onarım hizmetleri karşılığında ödenecek bedellerin müvekkili şirketin hesaplarına ulaştırılması konularında görev üstlendiğini, adeta dava dışı üretici ile müvekkili şirket arasında bir köprü vazifesi gördüğünü, eldeki davanın konusunun, davalı tarafın sözü edilen acentelik sözleşmesi çerçevesinde üstlenmiş olduğu görev gereği, müvekkili şirkete anılan nedenlerle yapması gereken ödemeleri yapmamış olması nedeniyle alacak haklarının doğduğunu, bu alacak iddiasının ispatını teminen, dava dışı üretici Bavaria şirketinin ticari defterlerinin uluslararası istinabe yoluyla incelenmesini talep ettiklerini, gerekli uluslararası yazışmalar yapılmış olsa da, bu istemin yetkili ve görevli Alman makamlarınca reddedildiğini, bu inceleme yapılabilmiş olsa idi, dava dışı üretici şirket ile davalı arasındaki ilişki çerçevesinde alınan siparişlere ilişkin bilgilere ulaşılabileceğini ve bu bilgilerin eldeki belgelerde yer alanlarla karşılaştırılması ile bir sonuca varılmasının mümkün olacağını, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ispat etmek için yazılı şekil şartı bulunmadığı gibi taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının 26.06.2007 tarihli sözleşmeyi dava dışı Baveria şirketi ile tarafların imzalamaları, dava dilekçesi ekinde sunulan davalı şirket ile yapılan yazışmalar ve bu yazışmalarda karşılıklı gönderilen hesap dökümleri ve cevap dilekçesinde taraflar arasında bir ticari ilişkinin var olduğuna dair beyanlarıyla ispat edilmiş olduğunu, 12.11.2008 tarihli yazışmada davalı şirket yetkilisinin müvekkili şirketin 50.000,00 euro bakiye alacağının bulunduğunu ikrar ettiğini, davalı şirket yetkilisinin 13.11.2008 tarihinde ödeyebilecekleri toplam tutarın 78.809,21 euro olduğunu bildirdiğini, o tarihte en azından 78.809,21 euro daha borcu olduğunu ikrar ettiğini, müvekkili şirketin hak arama özgürlüğünün kısıtlandığını, mahkemece sanki evvelce gerekli görülmemiş gibi istinabe talebinin soyut nedenlere dayandığı kanaatine varıldığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince Almanya Federal Devletine istinabe yoluyla gönderilen yazıda dava dışı Bavaria şirketinin 01.01.2015-31.12.2018 tarihleri arasındaki siparişler, kesilen faturalar ve ödemelerine ilişkin ticari defter ve kayıtlarının temini ile onaylı örneklerinin gönderilmesinin istenildiği, ilgili Alman mahkemesince talebin somutlaştırılmasının talep edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince yeniden istinabe yazısı gönderildiği, verilen cevap yazısında Münih Yüksek Eyalet Mahkemesince talep konusu ile ilgili olarak evrakın yerine getirilmediği, yasal düzenlemeler uyarınca tarafların ya da tanıkların ifadelerinin alınması hakkında yardımda bulunabileceği, istenilen bilgi ve belgeler ile ilgili olarak somut talebin bulunmadığının bildirildiği, dava dışı şirketin defter ve belgelerinde yer ... kayıtların davacının davalı şirketten alacaklı olduğuna ilişkin delil oluşturmasının mümkün olmadığı, dosya kapsamında bulunan e-posta yazışmalarının davalı tarafça kabul edilmediği, bu yazışmalardaki beyanların kayıtsız şartsız borç ikrarı niteliğinde olmadığı, dosya kapsamındaki tüm kanıt ve belgeler uyarınca davanın kanıtlanamadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebep ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, taraflar ile dava dışı Alman Bavaria Yachtbau ... şirketi arasında imzalanan 26.06.2007 tarihli acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.