Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalının emrindeki şirkette 01/08/2008-01/03/2013 tarihleri arasında aralıksız çalıştığını, şirketler değişse de işçilerin değişmediğini, çalışmaya devam ettiklerini, işçilerin işe alınmasında ve çıkartılmasında İl Sağlık Müdürlüğü'nün söz sahibi olduğunu, bu hususun ihale şartnamesinin 6. maddesinde belirtildiğini, buna göre taşeron şirketler ile ... Devlet Hastanesi'nin arasındaki ilişkinin İş Kanunu çerçevesinde alt işveren-asıl işveren ilişkisi olduğunu, aynı yasaya göre alt işverenin işçilerine karşı doğan yükümlülüklerine karşı alt işveren ile birlikte asıl işverenin de müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının da ödenmediğini, kıdem tazminatı için fesih tarihinden geçerli olmak üzere en yüksek mevduat faiziyle birlikte şimdilik 5.000,00 TL, fazla mesai ücreti olarak 1.000,00 TL, ihbar tazminatı olarak 1.000,00 TL, hafta sonu çalışma ücreti olarak 400,00 TL ve dini ve milli bayramlarda çalışma ücreti olarak 100,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyen faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı T.C. ... vekili ;davacının taşeron firmanın işçisi olduğunu, taşeron firma ile uzmanlık gerektiren konularda ihale yapıldığını, bu durumda alt işverenlikten söz edilemeyeceğini, bağımsız işin mevcut olduğunu, bu durumda kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, kamu kurum ve kuruluşlarının ihale vermek suretiyle yaptırdıkları işlerde kıdeme dayalı işçilik haklarından sorumlu olmayacağı, işçilerin özlük haklarının firma tarafından düzenlendiğini, denetiminin de firma tarafından yapıldığını, bu durumda davaya konu alacakların firmadan istenmesinin gerektiğinin açık olduğu, müvekkil idare ile firma arasındaki ilişkinin Borçlar Kanunu'nda düzenlenen istisna akdi olduğunu, müvekkil idarenin işveren sıfatı bulunmadığını, zincirleme iş sözleşmelerinin belirli iş sözleşmeleri olduğunu, sürenin sona ermesi ile tarafların arasındaki ilişkinin da sona erdiğini, davaya konu taleplerin belirlenebilir olduğunu, ayrıca davacının çalıştığı şirketlere davanın ihbarını, bu nedenle kısmi olarak açılamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...Özel Sağlık Hizmetleri Temizlik Bilgisayar Gıda İnşaat Tic. ve San. Ltd. Şti. cevap dilekçesi sunmamıştır.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir
D) Temyiz:
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacı işçi 01/08/2008-01/03/2013 tarihleri arasında davalılara ait işyerinde çalıştığını ileri sürmüş ve işçilik alacaklarını talep etmiştir.
Bilirkişi raporunda davacının iş sözleşmesinin 01.03.2013 tarihinde feshedildiği tespit edildiği halde hesaplamalar 31.12.2013 tarihine kadar yapılmış, Mahkemece aldırılan ek raporda bu yönde maddi hata giderilmiş ise de ilk rapora göre hüküm kurmak suretiyle davacının işçilik alacakları daha fazla olarak kabul edilmiştir.
Bu nedenle; Mahkemece ek rapor bir değerlendirmeye tabi tutularak hüküm kurulmalı, karar verilirken kıdem tazminatı faizi yönünden ilk karara karşı davacı tarafın temyizi olmadığından usuli müktesep hak kuralı gözetilmelidir.

3- Davalı Bakanlık tarafından davacının ıslah talebi üzerine süresi içinde zamanaşımı defi ileri sürülmüş olmakla bu savunma üzerinde durulmalı, gerekirse ek hesap raporu alınarak zamanaşımı definin diğer davalıya sirayeti de dikkate alınarak karar verilmelidir.

4-Hüküm fıkrasının 3. bendinde harca dair hüküm kurulurken davalı Bakanlığın harçtan muafiyetinin açıkça gösterilmemesi ve iki davalı olduğu halde ‘’davalıdan alınarak’’denilmek suretiyle infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulmasıda hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:

Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 25/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.