Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebebi; hapis cezasının erteleme koşullarının oluşmadığına, kaçak eşyanın taşındığı nakil aracının müsaderesinin gerektiğine ve re'sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir.
Nakil aracı hakkında açılmış dava ve verilmiş temyize konu hüküm bulunmadığından katılan vekilinin nakil aracına ilişkin temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.
Olay tutanağına göre, 07.05.2015 tarihinde, Irak’tan Türkiye’ye giriş yapmak üzere Habur Gümrük sahası araç arama noktasına gelen sanığın sevk ve idaresindeki 74 SG 447 plaka sayılı araçta Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve istihbarat personeli tarafından yapılan aramada farklı markalara ait toplam 93 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık aşamalardaki savunmasında, olay günü her ne kadar soruşturma aşamasındaki ifadesinde geçmemiş ise de yanında iki tane de yolcu olduğunu, sigaraların yarısının onlara ait olduğunu yaklaşık 45 kartonun kendisine ait olduğunu ve içmek için aldığını ticari kastının olmadığını, gümrüklenmiş değerin iki katını ödeme gücünün olmadığını beyan etmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Ele geçirilen kaçak sigaraların Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olmasına göre sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekilinin tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 04.03.2024 tarihinde karar verildi.