SAYISI: 2022/İHK-5359
Avukat ...
SAYISI: K-2021/195113
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.07.2018 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu araç ile davalı nezdinde ZMMS poliçesi olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, davalının tahkim başvurusundan önce davacıya 08.04.2021 tarihinde 54.083,33 TL kısmi ödeme yaptığını, ödemenin eksik ve yetersiz olması sebebiyle bakiye tazminat talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebini 40.479,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının tahkim başvurusundan önce davacıya 08.04.2021 tarihinde 54.083,33 TL ödediğini, davalının davacının zararını karşıladığını, davalının sorumluluğu kalmadığını, başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kusuru bulunmadığını, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ceza soruşturma dosyasında alınan 17.08.2018 tarihli kusur raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının sunduğu rapordaki %5 maluliyet oranı üzerinden aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı, aktüer bilirkişi raporunda davalının davacıya yaptığı kısmi ödemenin ödeme tarihindeki verilere göre yetersiz olduğunun tespit edildiği, kısmi ödemenin güncelleştirilmiş halinin hesaplanan tazminattan mahsup edildiği, bu şekilde davacının hak kazandığı bakiye tazminat miktarının belirlendiği, davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması ve kaza tarihinde çalıştığını ispatlayan belge sunulmaması sebebiyle davacının geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin talebinin reddi gerektiği, davacının tahkimden önce davalı ... şirketine başvuru tarihinin 26.02.2021 olduğu, 8 işgünü sonrası olan 11.03.2021 tarihinde davalının temerrüde düştüğü gerekçesiyle, başvurunun kısmen kabulü ile 40.479,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 11.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, davacı lehine 5.100,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının gerekli evrakları davalıya tahkim öncesinde sunmadığını, bu nedenle başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davalının tahkim başvurusundan önce davacıya 08.04.2021 tarihinde 54.083,33 TL ödediğini, davalının davacının zararını karşıladığını, davalının sorumluluğu kalmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, kusur oranının hatalı olduğunu, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kusuru olmadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davaya konu kazada hatır taşıması bulunduğunu, hatır taşımasının teminat kapsamı dışında olduğunu, aksi kanaatte olunması halinde ise hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacının kaza esnasında emniyet kemeri takmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalının tedavi giderlerinden ve geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu, bakıcı giderinden takdiri indirim yapılması gerektiğini, eğer davacı uğradığı bedensel zarar sebebiyle maddi zarara da uğradığını ispatlayamıyorsa kazanç kaybı talebinin reddi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, tahkime başvuru tarihi itibariyle faiz işletilmesi gerektiğini, davalının temerrüde düşmediğini, davalının baro pulu harcı ve vekalet suret harcından sorumlu olmadığını, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ceza soruşturma dosyasında alınan 17.08.2018 tarihli kusur raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, raporun kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu, meydana gelen olayda hatır taşımasının bulunduğuna ilişkin davalı tarafından delil sunulmadığı, kısmi ödemenin güncelleştirilmiş halinin hesaplanan toplam tazminattan mahsup edilerek bakiye tazminatın tespit edildiği, tazminat hesabının progresif raht yöntemine göre yapılmasının isabetli olduğu, davacının kaza esnasında emniyet kemeri takıp takmadığının tespit edilmediği, davalı tarafça bu hususta delil de sunulmadığı, bu nedenle davalının müterafik kusura ilişkin itirazının reddi gerektiği, hükme esas alınan maluliyet raporunun usule uygun şekilde hazırlandığı, söz konusu raporda davacının maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağının kurulduğu, davacının tahkim başvurusundan önce davalıya usulüne uygun başvuru yaptığı, davacının tahkimden önce davalı ... şirketine başvuru tarihinin 26.02.2021 olduğu, 8 işgünü sonrası olan 11.03.2021 tarihinde davalının temerrüde düştüğü, davalının 6100 sayılı HMK'nın 323 üncü maddesi gereği yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerle, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacı yolcunun yaralanması nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre illiyet bağı da kurularak usulüne uygun şekilde hazırlandığı, kusur oranının tespitinde hata olmadığı, davacının davalıya sigortalı araçta yolcu olmamasına göre davalı lehine hatır taşıması indiriminden söz edilemeyeceği, davacının kazada müterafik kusuru olduğuna ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı, progresif rant yöntemine göre tazminatın hesaplanmasının isabetli olduğu, faiz başlangıç tarihinin doğru olduğu, davalının 6100 sayılı HMK'nın 323 üncü maddesi gereği yargılama giderlerinden sorumlu olduğu, davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.