HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, sanık hakkında hükmedilen cezanın süresine göre duruşmalı incelenmesi olanaklı bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 299/1 inci maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2018 tarihli ve 2018/379 Esas, 2018/493 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, sanık ... hakkında ayrıca 58 inci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ...'nin cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.
2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 15.09.2020 tarihli ve 2019/715 Esas, 2020/1213 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... ile sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
A.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
1.Olayın sanığın bilgisi dışında geliştiğine ve sanığın müdahalesinin bulunmadığına,
2. Sanığın beraat etmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesinin usul ve Yasa'ya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
1.Teşhiş işleminin usulüne uygun olmadığına,
2.Olay sırasında bıçak kullanılmadığına,
3.Atılı suçu işlediğine dair mağdurun çelişkili beyanlarını destekleyen başkaca delil bulunmadığından, "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesi gereğince sanığın beraatine,
4.Aksi halde, sanığın mağdurun telefonunu çekip almak suretiyle gerçekleştirdiği eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğuna,
5.Gerçekleşme şekli şüphede kalan ve tam olarak aydınlatılamayan olay ve iddiaların sanık aleyhine yorumlanarak hakkında ceza tayin edilemeyeceğine,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanıkların olay tarihinde aynı fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, yanlarında bulunan bıçağı çekmek suretiyle mağduru korkutarak, mağdura ait cep telefonunu alıp olay yerinden uzaklaştıkları, sanık ...'nin kaçarken yakalandığı, mağdurun gerek soruşturma evresinde gerekse de kovuşturma evresindeki yüzleştirme işlemi sırasında, sanık ...'ı telefonunu alan şahıs olarak teşhis ettiği, mağdurun zararının soruşturma evresinde giderildiğinin, kabul edildiği anlaşılmıştır.
2.Suça konu telefon bedeli ödenmek suretiyle, mağdurun zararının soruşturma aşamasında giderildiğini gösterir ... dekontları, dava dosyasında mevcuttur.
3.Suça konu telefonun olay tarihinden itibaren başka numaralar tarafından kullanıldığını gösterir İleşitim Tespiti (HTS) kayıtları, dava dosyasında mevcuttur.
4. Mağdurun yaralanmasını gösterir adli rapor, dava dosyasında mevcuttur.
5. Sanık ...'ın savunmalarında özetle, diğer sanığı tanımadığını, atılı suçu işlemediğini beyan ettiği görülmüştür.
6. Sanık ...'nin olayın hemen akabinde sıcağı sıcağına alınan savunmalarında özetle, suçu diğer sanık ...'ın gerçekleştirdiğini, elinde bıçak olan kişinin de Ali Aslan olduğunu, korktuğu için kaçtığını, kendisinin Ali Aslan'ın evini gösterdiğini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Olay ve Olgular başlığı altında yer alan (A) bendinde belirtildiği şekilde gerçekleşen olayda, mağdurun beyanları, sanıkların savunmaları, adli rapor, teşhis ve yüzleştirme işlemleri, İletişim Tespiti (HTS) kayıtları, ... ödeme makbuzları ve dosya içerisinde mevcut diğer tutanak ve belgeler ile mahkemece gösterilen gerekçeye göre, mağdurun kovuşturma evresindeki sanıkları suçtan kurtarmaya yönelik beyanlarına itibar edilmeyerek yağma eyleminin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği kabul edilmekle, sanıklar müdafilerince ileri sürülen temyiz nedenleri bakımından kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümlerde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 15.09.2020 tarihli ve 2019/715 Esas, 2020/1213 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanunun 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
04.03.2024 tarihinde karar verildi.