Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sanık hakkında, Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2011 tarihli iddianamesiyle, parada sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2012 tarihli kararıyla, sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklamasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

3. Sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde 03.11.2014 tarihinde yeniden kasıtlı suç işlediğinin Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12.04.2016 tarihli ve 2015/242 sayılı ihbar yazısı ile bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yargılama yapılmıştır.

4. Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.05.2016 tarihli kararı ile hüküm açıklanarak sanığın atılı suçtan 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; somut bir nedene dayanmamaktadır.

Dava konusu olay, sanığın hakkında beraat kararı verilen temyiz dışı sanık Ahmet Delge'ye sahte 200,00 TL vererek tedavüle sürmesini sağladığı iddiasına ilişkindir.

1. Dosya kapsamındaki beyanlar, ... Bankası raporu ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; sanık ...'in, üzerinde bulundurduğu ve yerde bulduğunu söylediği sahte 200,00 TL parayı temyiz dışı sanık Ahmet Delge'ye vererek alışveriş karşılığında tedavüle koydurmak suretiyle atılı suçu işlediği anlaşıldığından, Mahkemenin suçun sabit olduğuna dair kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen,

a. Temel hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınan birim gün sayısının alt sınırın üstünde belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,

b. Gün adli para cezasının paraya çevrilmesi hesabı sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin ilgili ikinci fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereğince hükmün ikinci fıkrasında yer alan "60 gün" ibaresinin "5 gün"; ikinci fıkrada yer alan "50 gün" ibaresinin "4 gün"; üçüncü fıkrada yer alan "1.000,00 TL" ibaresinin "80,00 TL" olarak düzeltilmesi ve hükmün dördüncü fıkrasının başına 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yazılması suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.