SUÇLAR: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin, temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Hassa Cumhuriyet Başsavcılığının 22.04.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz istemi, üzerine atılı suçları işlemediğine yöneliktir.
1. Dava konusu olay, sanık ve katılanın evli olup ayrı yaşadıkları, olay tarihinde katılanın, kızı Asiye ile birlikte İskenderun Devlet Hastanesi civarında yürüdükleri sırada sanığın Hakan isimli bir şahsın sevkindeki araçla yanlarına geldiği, sanığın bu araçtan inerek katılanın kolundan tutup zorla araca bindirdiği, araç içerisinde katılanı "eğer benden boşanırsan beraber ölürüz" şeklindeki ifade ile tehdit ettiği, akabinde Hakan isimli şahsın aracı durdurup araçtan indiği, aracı sanığın sürmeye başladığı bir müddet sonra Hassa' da kaçırılma ihbarını alan kolluk ekiplerinin aracı durduğu, araç içerisinde yapılan aramada koltuğun altından 95923 seri numaralı tabancanın ele geçtiği, bu suretle sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarını işlediği iddiasına ilişkindir.
2. 01.10.2013 saat 15: 40 tarihli "Olay, Üst, Araç Arama, Muhafaza Altına Alma ve Yakalama Tutanağı" başlıklı belge içeriğinde; ... plaka sayılı araçla bir kadının İskenderun ilçesinden kaçırıldığının telsiz anonsu ile bildirilmesi üzerine Bintaş Kavşağı' nda anılan plakalı aracın beklenildiği bir müddet sonra söz konusu aracın görüldüğü, sanığın sevkinde olan aracın içerisinde katılan bulunduğu halde durdurulduğu ve araçta yapılan arama neticesinde sürücü koltuğu altında bulunan çanta içerisinde 7.65 mm 95923 seri numaralı tabanca, iki adet şarjör ve 10 adet 7.65 mm çapında fişeğin bulunduğu belirtilmiştir.
3. Tanık sıfatıyla aşamalarda bilgi ve görgüsüne başvurulan Asiye Kul, olay esnasında katılanın yanında olduğunu, bir aracın yanlarına geldiğini ve sanığın katılanı ittirerek zorla araca bindirdiğini beyan etmiştir.
A. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu tüm araştırmalara rağmen açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen Hakan isimli bir şahısla fikir ve eylem birlikteliği altında işlemesi nedeniyle sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu' nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin arttırım maddesi olarak gösterilmemesi sonuca etkili görülmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya kapsamı, katılanın aşamalardaki akışa uygun beyanları, olay ve olgular bölümünün ikinci ve üçüncü bentlerinde belirtilen belge ve beyan delilleri ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünde isabetsizlik görülmediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın suçu işlemediğine yönelik temyiz talepleri reddedilmiştir.
B. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Anayasa Mahkemesi'nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile ; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan " ... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış... " ibaresinin "... seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması gerekmektedir,
A. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm bakımından;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan kurulan hüküm bakımından;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.