SUÇLAR: Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, 6136 sayılı Kanun'a Muhalefet, yaralama

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibariyle temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 01.07.2016 tarihli iddianamesi ile sanıklar Mehmet Gazi ve ... hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet ve yaralama suçlarından, sanık ... hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır.

2. Küçükçekmece 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.07.2016 tarihli kararı ile sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a Muhalefet suçundan 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası, yaralama suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezası kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise beraat, sanık ... hakkında yaralama suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezası, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından ise ayrı ayrı beraat, sanık ... ve Abdullah hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat, sanık ... hakkında yine 6136 sayılı Kanun'a Muhalefet suçundan beraat kararı verilmiştir.

A. Müşteki vekilinin temyiz isteği; müştekiye tebligat yapılmadığına, duruşmaya çağrılmadan hüküm kurulduğuna, eksik inceleme yapıldığına ilişkindir.

B. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; suçun sübutuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.

C. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; suç kastının bulunmadığına, mahkûmiyete yeterli delil olmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

D. Sanık ... ve ... müdafiilerinin temyiz isteği ise bir nedene dayanmamaktadır.

Dava konusu olay, müşteki gece işyerinden aracı ile seyir halinde iken, sanıkların içinde bulundukları araç ile müştekinin aracının önüne kırarak yoluna devam etmesine engel oldukları, ardından sanıklardan Mehmet'in silahı ile müştekiyi yaraladığı, polis ekibinin silah seslerini duyması üzerine sanıkların araç ile kaçtıkları ve kovalamaca neticesinde yakalandıkları iddiasına ilişkindir.

Davadan usulüne uygun yargılama sürecinde haberdar edilmeyen suçtan zarar gören ...'a gerekçeli kararın tebliği üzerine hükümleri temyiz ettiği anlaşıldığından, suçtan zarar görenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca kanun yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Suçtan zarar gören ...'ın davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hükümler kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 234 üncü maddesine aykırı davranıldığı anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.07.2016 tarihli kararına yönelik müşteki vekili ve sanıklar müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.