B O Z M A Ü Z E R İ N E

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.12.2014 tarihli ve 2012/31 Esas, 2014/424 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci maddenin ikinci fıkrası ve dördüncü fıkrası, 50 nci ve 63 üncü maddeleri uyarınca sanık ... hakkında şikâyetçiler ... ve ...'e karşı ayrı ayrı iki kez; sanık ... hakkında ise şikâyetçi ...'e karşı bir kez hapisten çevrilen 6.000,00 TL ve doğrudan tayin edilen 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

2. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.12.2014 tarihli ve 2012/31 Esas, 2014/424 Karar sayılı
kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 30.01.2019 tarihli ve 2018/8416 Esas, 2019/193 Karar sayılı kararı ile sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanu'nun 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma üzerine;

3. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2020 tarihli ve 2019/77 Esas, 2020/159 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci maddenin ikinci fıkrası ve dördüncü fıkrası, 50 nci ve 63 üncü maddeleri uyarınca sanık ... hakkında şikayetçiler ... ve ...'e karşı ayrı ayrı iki kez; sanık ... hakkında ise şikayetçi ...'e karşı bir kez hapisten çevrilen 6.000,00 TL ve doğrudan tayin edilen 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

1. Sanık ... kararı gerekçesiz temyiz etmiştir.

2. Sanık ...'in temyiz istemi; verilen mahkûmiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir.

1. Sanıkların şikayetçi ...'i telefonla arayarak kendilerini emniyet mensubu ve savcı olarak tanıttıkları, şikayetçi adına sahte internet hesabı açıldığından bahisle hesabında bulunan parayı sanıklardan ... adına Finasbank... şubesine EFT yapmasını, para çekilirken sözde şüphelileri yakalayacaklarını ve parayı şikayeçi hesabına iade edeceklerini söyledikleri, bunun üzerine şikayetçinin hesabında bulanan 67.925,00 TL yi sanık ... adına EFT yaptığı, şikayeçinin parayı yatırdıktan sonra şüphelenmesi üzerine emniyete başvurduğu ve paraya bloke konulduğu parayı çekmek üzere gelen sanık ... ve dışarıda bekleyen sanık ...'in yakalandığı, ayrıca diğer şikayeçi ...'ün benzer şekilde arandığı sanığın adına kayıtlı hesabı şikayetçiye verdiği şikayetçinin parayı yatırmak üzereyken banka görevlileri tarafından uyarıldığı ve parayı yatırmadığı bu şekilde şikayetçilerin kendisine itimat etmesini sağlayarak haksız menfaat temin ettiği yönünde sanıkların üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.

2.Sanık ..., bir otelde kaldığını paraya ihtiyacı olduğunu bunu öğrenen temyiz dışı sanık ...'nin kendisine para karşılığında adına havale gelen parayı çekmeyi kabul ettiğini yanında da refakatçi olarak sanık ...'in bulunduğunu beyan etmiştir.

3. Sanık ..., temyiz dışı Kadri'nin olay günü kendisini diğer sanık ... ile tanıştırdığını... adına gönderilen havaleyi çekmeye giderken Sanık ...'e gözcülük yapmaya gönderildiğini işi olmadığını ve paraya ihtiyacı olduğu için bu işi kabul ettiğini beyan ederek suçlamaları kabul etmiştir.

4. Denizbank EFT dekontu ile şikayetçi ...' in hesabından sanık ...' in hesabına 67.629,72 TL' nin havale edildiği tespit edilmiştir.

5. Sanıklar ve şikayetçiler arasında uzlaşmanın sağlanamadığı tespit edilmiştir.

6. Sanıklar tarafından, şikayetçilerin zararının giderildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır.

7. Mahkemece sanıkların savunmaları, şikayetçi beyanları, bankanın cevabi yazısı ve tüm dosya kapsamına göre uzlaştırma işleminin de olumsuz sonuçlanması nedeniyle sanıklar hakkında sübut bulan dolandırıcılık suçlarından mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; sanıklar hakkında hükmedilen gün karşılığı adli para cezasından takdiri indirim yapılırken gün karşılığının 25 gün olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, 30 gün üzerinden hesap yapılmak suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuş olup bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2020 tarihli ve 2019/77 Esas, 2020/159 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, sanıklar hakkındaki hüküm fıkralarının takdiri indirime ve adli para cezasına çevrilmesine ilişkin bentlerindeki "30" ve "600" ibarelerinin çıkarılarak, yerlerine sırasıyla "25" ve "500,00" ibarelerinin yazılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.12.2023 tarihinde karar verildi.