Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, PTT sorgulama ekranından elde edilen veriye göre gerekçeli kararın sanığa 11.02.2016 tarihinde ''aynı konutta yakınına teslim edildiği'' şekli ile yapıldığı belirtilmiş ise de, tebligat aslının dava dosyasında bulunmadığı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının eksiklik yazısı üzerine de tebligat parçasının aslının temin edilemediği, açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyizinin öğrenme üzerinde süresinde olduğunun kabul edildiği, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19.03.2013 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.

2. İstanbul Anadolu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği; mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, hatalı ve eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, savunma hakkının kısıtlandığına, etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine, alışverişlerin çoğunun müştekinin kartına iade edildiğine ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.

Dava konusu olay; sanığın şikayetçiye ait kredi kartı ile şikayetçinin bilgisi ve rızası dışında internet üzerinden harcama yaptığı iddiasına ilişkindir.

Sanığın şikayetçiye ait kredi kartı bilgilerini ele geçirdikten sonra 30.03.2011- 08.05.2011 tarihleri arasında değişik sitelerden alışveriş yaptığının anlaşılması karşısında, bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı mağdura yönelik olarak değişik zamanlarda gerçekleştirdiği eylemler nedeniyle zincirleme suç hükümlerine göre cezalandırılması gerektiği gözetilmeden sanık hakkında eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış ve gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin 08.05.2011 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

1. Tüm dava dosyası içeriği, banka yazı cevapları, harcama yapılan işyerlerinden gelen yazı cevapları, IP adresinin belirlenmesine dair yazılan yazı cevapları, Turkcell A.Ş. yazı cevabı, şikayetçinin kredi kartından ödenen faturalara ilişkin dava dosyasına getirtilen abonelik sözleşmeleri birlikte değerlendirildiğinde, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunun unsurlarının oluştuğuna dair mahkeme kabulünde isabetsizlik bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebepleri yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.