HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Saray (...) Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/659 Esas, 2015/994 Karar sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik suçundan;

1. Sanık ... hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,

2. Sanık ... hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 39,62,50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

3. Sanık ... hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 35,62,50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

1. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanığın atılı suçu işlemediğine, eksik inceleme ve araştırma ile mahkûmiyet hükmü kurulduğuna,

2. Sanıklar ... ve ... müdafiinin temiz istemi, eksik inceleme ve araştırma ile kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulması talebine ilişkindir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanıklar ... ve ... hakkında adli para cezasına hükmedildiğinden 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi gerekçesiyle, kararların düzeltilerek onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireyi tevdi edilmiştir.

Sanık ...'ın sürücü belgesi almak isteyen sanık ... için gerekli olan ikametgâh belgesi, adli sicil kaydı, sağlık raporu ve motorlu taşıt sürücü sertifikasını sahte olarak düzenleyerek ya da düzenleterek, ...'nın akrabası olan sanık ...'in iş yerinde sanık ...'ye verdiği, sanıklar Bedriye ve Hayrettin'in belgeleri İlçe Emniyet Müdürlüğüne götürdükleri ve burada belgelerin sahte olduğunun anlaşıldığı iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davalarında; sanıkların suçu işlemediklerine ilişkin savunmaları, tanık M.T'nin, suç tarihi öncesinde akrabası olan sanık ... ile birlikte sürücü belgesi veren iş yerine giderek 1.000,00 TL para verdiklerini ve kalan parayı da belgeleri getiren kişiye vermek üzere anlaştıkları yönündeki beyanı, suça konu belgelerin sahte olduğuna dair İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 03.09.2015 tarihli uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı itibarıyla eylemin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu, sanık ...'in diğer iki sanığı bir araya getirmek suretiyle sanık ...'nın eylemine 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi kapsamında yardımda bulunduğu, sanık ...'nin eyleminin ise teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

Mahkemece, haklarında netice olarak adli para cezasına hükmedilen sanıklar ... ve ... için 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla, Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiş; sanıkların suça konu eyleme asli fail olarak iştirak ettikleri anlaşıldığından sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin uygulanması ve seçimlik hareketli suçlardan olan sahtecilik suçlarında, resmi belgenin düzenlenmesi, değiştirilmesi ya da kullanılması eylemlerinden birisinin gerçekleştirilmiş olmasının suçun tamamlanması için yeterli olduğu anlaşılmakla da, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış ve sanık ... yönünden, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olan ve kazanılmış hakka konu edilemeyen 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmaması isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile eleştirilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii ve sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş ve temyize konu kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Saray (...) Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/659 Esas, 2015/994 Karar sayılı kararlarına yönelik sanık ... müdafii ve sanıklar ... ve ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.12.2023 tarihinde karar verildi.