Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Sanık hakkında, 16.09.2014 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 05.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.

B. Sanığın, erteleme süresi zarfında 19.03.2015 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.08.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci ile 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

C. Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2016 tarihli ve 2015/1349 Esas, 2016/18 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.

Temyiz sebepleri özetle; sanık kararı temyiz ettiğini belirtmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR (İlk Derece Mahkemesinin Kabulüne Göre)
16.09.2014 tarihinde Ankara ili Altındağ ilçesi Gültepe caddesinde bulunan metruk binada eroin maddesi ve kullanma düzeneği bulunduğu, sanığın burada bulunan eroin maddesinin bir kısmının sahibi olduğunu ve kullanmak için satın aldığını beyan ettiği, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, bu kararın 30.01.2015 tarihinde sanığa tebliğ edildiği ve kesinleşerek infazına başlandığı, bu kararın denetim süresi içinde, 19.03.2015 tarihinde boş alanda bulunan metruk barakada sanığın üzerinde 1 beste eroin maddesi ile yakalandığı, yine ayaklarının dibinde 12 beste, binanın yakınında 50 beste eroin maddesinin bulunduğu, sanığın böylece kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde yine kullanmak için uyuşturucu madde bulundururken yakalandığı anlaşılmakla ve denetimli serbestliği bu suretle ihlal ettiği, gerekçesiyle sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan araştırmada, sanığın kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına konu edilen 16.09.2014 tarihli eylemi ile ilgili olarak, olay günü metruk binada soruşturma dosyası tefrik edilen Serkan isimli şahsın folyo düzeneğinde uyuşturucu madde kullanırken görülmesi üzerine binada yapılan aramada suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği ve Serkan'ın sanığın sattığına dair beyanı üzerine sanık ...'nin yakalanarak ifadesinin alındığı, sanık hakkında aynı eylemden dolayı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma ve uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından ayrı ayrı dava açıldığı, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık hakkında beraat kararı verildiği ve kesinleştiği, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.07.2015 tarihli ve 2014/362 Esas, 2015/229 Karar sayılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen beraat hükmünün gerekçesinde sanığın ele geçen maddeler ile ilgisi bulunmadığının tespit edildiği, incelemeye konu 10.08.2015 tarihli iddianame anlatımında da 16.09.2014 tarihli eyleme ilişkin herhangi bir tahlilden bahsedilmediği gibi kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilmeyen, olayı müteakip kamu davası açılmadan önce uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanmayan, alınan savunmalarında ele geçen maddeler ile ilgisi bulunmadığını söyleyerek suçlamaları kabul etmeyen sanığın, ele geçen uyuşturucu maddelerle ilgisi bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığı, ihlal sayılan 19.03.2015 tarihli eylem nedeniyle de kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma ve uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından ayrı ayrı dava açıldığı, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği, incelemeye konu iddianame anlatımında da 19.03.2015 tarihli eyleme ilişkin de herhangi bir tahlilden bahsedilmediği, sanığın tek olan eylemi nitelik yönünden ikiye bölünerek aynı zamanda kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna da konu edilmişse de, sanığın dava tarihi öncesinde uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle saptanmaması karşısında, sübut bulan uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu gizlemek ve bu suçun cezasından kurtulmaya yönelik, ele geçen uyuşturucu maddeyi kullandığına ilişkin soyut beyanına itibar edilemeyeceği dolayısıyla ihlal sayılan eylemin de sübut bulmadığı, gözetilmeden kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan beraati yerine, mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2016 tarihli ve

2015/1349 Esas, 2016/18 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.12.2023 tarihinde karar verildi.