Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2015/134 Esas, 2015/246 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında kaçakçılık suçunu işlediği sabit olmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, sanık ...
hakkında kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62,52,53 ve 54 üncü fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; sanık ... hakkında beraat kararı verilmesine, sanık ... hakkında verilen cezanın alt sınırdan belirlenmesine, hapis cezasının ertelenmesi ve nakil aracının müsaderesine karar verilmemesi nedenleriyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
1.Olay günü saat 12.00 sıralarında Şemdinli istikametinden Yüksekova'ya ... hareket eden ve sanık ...'ın sevk ve idaresindeki yanında sanık ...'nın bulunduğu araçta yapılan aramada aracın sağ yan deposunda havalandırma sistemi olduğu, havalandırma sistemi açıldığında deponun kaçak akaryakıt ile ... olduğunun görülmesi üzerine toplam 850 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık ...; olayla bir alakasının olmadığını, araçta yolcu olarak bulunduğunu, Şemdinli merkez de ablasını ziyaret ettiğini, Van iline geri dönmek için yol kenarında beklerken sanığın kullandığı aracın durması sonucu araca bindiğini beyan etmiştir.
3.Sanık ...; Şemdinli'ye yük getirdiğini, araçta yakalanan akaryakıtı yükü teslim ettiği kişinin parası olmaması nedeniyle yüke karşılık aldığını, ...'in yolcu olarak bulunduğunu savunmuştur.
4.Dosyada mevcut Ulusal Marker Tespit Tutanağına göre; ele geçen motorinin yapılan ölçüm neticesinde geçersiz sonuç verdiği tespit edilmiştir.
5.Dosyada kaçak eşyaya mahsus tespit varakası bulunmaktadır.
6.Hacı Çelik adına kayıtlı ... plakalı nakil aracının 2005 model, Ford Cargo marka açık kasa kamyon olup 02.06.2015 tarihinde sicili üzerine tedbir şerhi konulduğu anlaşılmıştır.
7.02.06.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre; aracın zulasız olduğunu, araçta yakalanan akaryakıtın aracın sağ taraflarına monte edilen ruhsatta geçerli olan 1150 litrelik deponun kullanılmış olduğu ve aracın piyasa değerinin 48.500,00 TL olduğu bildirilmiştir.
8.Malen sorumlu; iddianamede belirtilen kendisine ait olan ... plakalı aracı suç tarihinden önce arkadaşı olan ...'a saman götüreceğini söylemesi üzerine verdiğini, haberi olmadan araçta akaryakıt yakalattığını, yakalanan akaryakıttan haberinin olmadığını, aracı kendisine yük götürmesi için verdiğini söylemiştir.
A. Beraat Hükmü ve Nakilde Kullanılan Aracın İadesi Yönünden
1.Olay günü saat 12.00 sıralarında Şemdinli istikametinden Yüksekova'ya ... hareket eden ve sanık ...'ın sevk ve idaresinde yanında sanık ...'in bulunduğu araçta yapılan aramada, aracın sağ yan deposunda havalandırma sistemi olduğu, havalandırma sistemi açıldığında deponun kaçak akaryakıt ile ... olduğunun görülmesi üzerine toplam 850 litre ulusal marker ölçümü geçersiz sonuç veren motorinin ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanık ...'in yolcu olarak bulunduğunu söylemesi, diğer sanık ...'in Şemdinli'ye yük getirdiğini, yükü teslim ettiği kişinin parası olmaması nedeniyle yüke karşılık ele geçen akaryakıtı aldığını, sanık ...'in de araçta yolcu olarak bulunduğunu beyan etmesi karşısında, sanık ...'in üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli, somut her türlü şüpheden uzak vicdani deliller elde edilemediğinden beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yakalanan eşyanın değeri nazara alındığında, nakil vasıtasının müsadere edilebilmesi, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hakkaniyete aykırı olup ele geçirilen kaçak eşya miktarının ağırlık ve hacim bakımından nakil aracının taşıma kapasitesinin ağırlıklı bölümünü teşkil etmediğinin ve malen sorumlunun ... niyetli olduğunun aksine delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesindeki ve 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki şartların gerçekleşmediği cihetle katılan ... İdaresi vekilinin bu hususa yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
3.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
1.Dava konusu olay nedeniyle düzenlenen 30.05.2015 tarihli tutanakta belirtilen Yüksekova Sulh Ceza Mahkemesinin 01.05.2015 tarihli ve 2015/448 numaralı arama kararının dosyada bulunmadığı anlaşıldığından, anılan arama kararının dosya içerisine alınmadan karar verilmesi,
2.Sanık ... hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
A. Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmü ve Nakilde Kullanılan Aracın İadesi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2015/134 Esas, 2015/246 Karar sayılı kararında katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle sanık ...'in beraatine, nakil aracının iadesine dair hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2015/134 Esas, 2015/246 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.12.2023 tarihinde karar verildi.