Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Viranşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/345 Esas, 2016/188 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında kaçakçılık suçunu işlediği sabit olmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, sanık ... hakkında kaçakçılık

suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62,52,53 ve 54 üncü

fıkraları uyarınca 3 yıl 4 ... hapis ve 10.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; sanık ... hakkında verilen beraat hükmünün usul ve kanuna aykırı olmasına ve re'sen nedenler ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; sanık hakkında hükmedilen cezanın alt sınırdan verilmesi ve sanığın sabıkası oluşu dikkate alınarak lehe olan hükümlerin uygulanmasının gerekmesine, sanığa ait nakil aracının müsaderesine ilişkin kararın usul ve kanuna aykırı olması nedenleriyle kararın bozularak sanığın beraatine, nakil aracının iadesine karar verilmesi talebine ilişkindir.

1.Olay günü saat 13.00 da sanık ...'a ait, ancak şoförlüğünü diğer sanık ...'ün yaptığı ve yanında ...'ın bulunduğu araçta yapılan aramada; aracın sağ tarafındaki sürgülü kapısı açılmak suretiyle çuvallar içeresinde box kutular halinde üzeri battaniyelerle örtülü şekilde toplamda 12170 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.

2.Sanık ...; aracın ve sigaraların kendisine ait olduğunu, bunları satmak için bulundurduğunu ve fakat kendi şoförlüğü olmadığı için olay tarihinde ... ile kendisine şoförlük yapması için para karşılığında anlaştıklarını beyan etmiştir.

3.Sanık ..., bahse konu sigaralar ile bir ilgisinin olmadığını, ...'ın isteği üzerine bahse konu aracın sürücülüğünü yapma konusunda para karşılığında anlaştığını ve fakat araçta sigara taşınacağını bilmediğini savunmuştur.

4.Dosyada kaçak eşyaya mahsus tespit varakası bulunmaktadır.

5.Müsaderesi talep edilen sanık ... adına kayıtlı bulunan 34 KP 0668 plakalı nakil aracının 2000 model, Volkswagen marka kamyonet olup, 28.10.2015 tarihinde siciline tedbir şerhi konulduğu anlaşılmıştır.

1.27.10.2015 tarihinde sanık ...'a ait, ancak şoförlüğünü diğer sanık ...'ün yaptığı ve yanında ...'ın bulunduğu araçta yapılan aramada, aracın sağ tarafındaki sürgülü kapısı açılmak suretiyle çuvallar içeresinde box kutular halinde üzeri battaniyelerle örtülü şekilde 12.170 paket gümrük kaçağı sigara ele geçmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanık ...'ün aracın şoförlüğünü yaptığını, ancak sigaralardan haberinin bulunmadığını söylediği, sanık ...'ın ise ele geçen sigaraların

kendisine ait olduğunu, diğer sanık ...'in ücret karşılığı sürücülüğünü yaptığını beyan ettiği ancak, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, olay günü sanık ...'ün sürücülüğünü yaptığı araçta yüklü miktarda sigaraların ele geçmesi ve bu miktar eşyanın ticari amaçla taşındığının anlaşılması karşısında, sanık ...'ün mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde yetersiz gerekçe ile beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Kabule göre;

2.Sanık ... hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, doğrudan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası gereğince yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

3.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;

10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılması zorunluluğu bozmayı gerektirmiş,

4.Dava konusu sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası atfı yapılmadan müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Viranşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/345 Esas, 2016/188 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden sanık ... hakkındaki beraat hükmü ile sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.12.2023 tarihinde karar verildi.