SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itirazı kabil olup, temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve aynı Kanun'un 264 üncü maddesine göre bu karara yönelik temyiz istemi itiraz kabul edilerek bu hususta mahallinde merciince değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmıştır.

Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2015 tarihli ve 2014/101 Esas, 2015/171 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ...'ın çocuğun nitelikli cinsel istimarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin beyanlarının alınması gerektiğine, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde on sekizden küçük olduğu hususunun atlandığına, kararın hukuka aykırı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

Mağdure ile suça sürüklenen çocuk ...'ın olay tarihinden bir buçuk yıl önce tanışıp duygusal anlamda arkadaşlık yaşadıkları, mağdurenin 09.04.2013 tarihinde kendi rızası ile İstanbul ilindeki ikametinden ayrıldığı, ... ile buluştuğu, ... .... isimli kişinin evine gittikleri, daha sonra Varto ilçesi ... köyünde ...'ın dayısı ...'nün ikametinde 28.04.2013 tarihine kadar birlikte kaldıkları, 27.04.2013 tarihinde düğün yaptıktan sonra ...'ın annesi ...'in Varto ilçesi ... köyündeki ikametinde fiilen birlikte yaşamaya başlayıp bu süre içerisinde mağdurenin rızası ile cinsel ilişkiye girdikleri ve devamında fiilen karı koca hayatı yaşadıkları, mağdurenin nüfus kaydına göre 08.07.1999 doğumlu olduğu, suça sürüklenen çocuk tarafından mağdurenin gerçek yaşının daha büyük olduğu iddia edilmiş ise de, mernis doğum ve kayıt tutanakları ile hastane doğum kayıtlarının istenildiği; her ne kadar aldırılan Sağlık Kurulu Raporuna göre mağdurenin kemik gelişiminin on yedi yaş ile uyumlu olduğunun belirtilmiş ise de; 29.05.2013 Şişli İlçe Nüfus Müdürlüğünden gelen yazı cevapları ile 22.01.2013 tarihinde gelen İstanbul Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesinin mağdurenin doğumuna ilişkin hastane kayıtlarına göre, mağdurenin nüfus cüzdanında belirtilen 08.07.1999 tarihinin doğru olduğu; resmî makamlarca düzenlenen hastane kayıtlarının öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiği, kemik yaşına ilişkin raporun hükme esas alınamayacağı, buna göre de suç tarihinde mağdurenin on beş yaşından küçük olduğu, suça sürüklenen çocuğun savunmasında mağdurenin on beş yaşından küçük olduğunu bilmediğini ve rıza ile olduğunu savunmuş ise de; mağdurenin nüfus cüzdanına bakıldığında tespitin kolayca yapılması ve cinsel birlikteliğin mağdurenin rızası ile gerçekleşse bile on beş yaşın altındaki mağdurun rızasını geçerli bir rıza olarak kabul etmek mümkün olmaması nedenleriyle savunmalarına itibar edilmeyerek cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.

B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1. Suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı 30.04.2014 tarihi itibarıyla on sekiz yaşından küçük olduğu, bu nedenle duruşmanın kapalı yapılması gerektiği halde açık yapılması suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 185 inci maddesinin birinci fıkrasına muhalefet edilmesi, telafisi mümkün olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

2. Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) numaralı bendinde açıklanan nedenle, dava dosyasının Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2015 tarihli ve 2014/101 Esas, 2015/171 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.12.2023 tarihinde karar verildi.