Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize haklarının ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) Hava Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 17.02.2015 tarihli ve 2015/23 Esas, 2015/36 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında askeri eşyayı özürsüz kaybetmek suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 130 uncu maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 2 ... 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim

süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 03.03.2015 tarihinde kesinleşmiştir.

2.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 03.03.2015 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 30.06.2015 tarihinde kasten yaralama suçunu işlediğinin Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2015 tarihli ve 2015/668 Esas, 2015/678 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine (Kapatılan) Hava Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 22.11.2016 tarihli ve 2016/154 Esas, 2016/506 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) Hava Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 17.02.2015 tarihli ve 2015/23 Esas, 2015/36 Karar sayılı, açıklanması geri bırakılan hükmünün açıklanmasına, sanığın askeri eşyayı özürsüz kaybetmek suçundan, suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 130 uncu maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin birinci, ikini, üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca hapis cezasından çevrili 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.(Kapatılan) Hava Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 22.11.2016 tarihli ve 2016/154 Esas, 2016/506 Karar sayılı kararının sanık ve hükmü temyiz etmeye yetkili Komutan tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 11.12.2019 tarihli ve 2018/7454 Esas, 2019/15442 Karar sayılı ilamıyla, mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli ve 2020/8 Esas, 2020/271 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında askeri eşyayı özürsüz kaybetmek suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 130 uncu maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 ... 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz istemi; sebep belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.

1.Olay tarihinde askerlik hizmetini yapmakta olan sanığın, kuleler arasında devriye atarken G-3 tüfeğine takılı boş şarjörü kaybettiği, tüm aramalara rağmen bulunamadığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir.

2.Sanık aşamalardaki savunmalarında herhangi bir kastının ve kusurunun olmadığını, ortaya çıkan hazine zararını ödemeye hazır olduğunu beyan etmiştir.

3.Silahhane görevlileri devir teslim çizelgesi, silahhane sayım sonuç raporu, silahhane teçhizat zimmet çizelgesi, Güvenlik Tabur Komutanlığı görev defteri, hazine zararı belgesi, değer tespit raporu, hazine zararının ödendiğine dair belge ve dosya kapsamında bulunan diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.

4.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

1.1632 sayılı Kanun'un Mallara karşı diğer cürümler başlıklı 130’uncu maddesinde, askerî eşyayı özürsüz kaybedenlerin cezalandırılacakları düzenlenmiş olup; bu suçun genel olarak koruduğu hukuki menfaat, aynı maddede düzenlenmiş olan askerî eşyayı kasten terk etmek, tahrip etmek, harap olmasına sebebiyet vermek ve özel menfaatinde kullanmak suçlarıyla ortak olarak, askerî eşyaların korunmasıdır. Bu suçla korunan özel menfaat ise, askerî eşyaların kullanıcıları tarafından gerektiği gibi korunmasıdır. Suçun oluşması için, failin, askerî hizmet nedeniyle zilyetliğinde bulundurduğu askerî eşyanın korunması için gerekli olan dikkat ve özeni göstermemesi ve bunun sonucu olarak askerî eşyanın kaybolması gerekmektedir. Eşyanın korunması için gerekli olan dikkat ve özenin ne olması gerektiği, eşyanın özelliklerine, önemine ve kullanım durumuna göre, nesnel olarak belirlenmelidir. Korunması için gerekli önlemlerin alınmış olmasına rağmen; çalınma, saklanma, sel veya fırtına gibi harici bir takım sebeplerle askerî eşyanın kaybolması hâlinde, faile bir kusur yüklenemeyeceğinden, suçun da oluşması mümkün bulunmamaktadır. Keza, kaybedilen askerî eşyanın, failin yapmakta olduğu askerî hizmetin gereği olarak kullandığı ya da sorumluluğunda bulundurduğu bir eşya olması gerekmektedir.

Bu açıklamalar kapsamında dava konusu olaya bakıldığında; sanığın, askeri eşya olduğu konusunda şüphe bulunmayan kendisine zimmetli bulunan tüfeğin boş şarjörünü kaybetmek suretiyle askeri eşyayı özürsüz kaybetmek suçunu işlediği ve savunmalarında da suçunu ikrar ettiği belirlenmekle, eylemi sabit görülerek Mahkemece, sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilip, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak; hükümden sonra 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli ve 2020/8 Esas, 2020/271 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.12.2023 tarihinde karar verildi.