İTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2020 tarihli ve 2020/556 D.İş sayılı kararı ile; sanığın denetim süresi içerisinde 21.12.2014 tarihinde işlediği kasıtlı suça ilişkin yargılamanın İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinde devam ettiğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamın aynen infazına dair ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2017 tarihli ve 2017/724 Esas, 2017/576 Karar sayılı kararına karşı ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itirazın kesin olarak redddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 22.10.2020 tarihli ve 94660652-105-04-14011-2020-Kyb sayılı

evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.11.2020 tarihli ve KYB-2020/95258 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.11.2020 tarihli ve KYB-2020/95258 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci maddesinde yer alan "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur." ve 231 inci maddesinin onuncu fıkrasında yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir. " şeklindeki düzenleme nazara alındığında,
Somut olayda, 18.07.2008 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin 5 yıllık denetim süresinin 07.04.2010 tarihinde başlayıp 07.04.2015 tarihinde sona erdiği, her ne kadar Mahkemesince sanığın 21.12.2014 tarihinde işlemiş olduğu kasıtlı suça ilişkin yargılamanın İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinde devam ettiğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamın aynen infazına karar verilmiş ise de, bahse konu yargılamaya ilişkin olarak İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.02.2018 tarihli ve 2016/215 Esas, 2018/81 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen beraat kararının 13.03.2018 tarihinde kesinleşmesi ve sanığın da denetim süresi içinde işlemiş olduğu başkaca bir suçtan verilmiş bir mahkumiyet kararının tespit edilememiş olması karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik olarak sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilmesine engel bir durum bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2020 tarihli ve 2020/556 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.12.2023 tarihinde karar verildi.